:: 22 Ekim 2020 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

ABDULLAH TUFAN'IN ACI KAYBI

30 Eylül 2020 Çarşamba 08:50

Bazı insanlar vardır, toplumla iç içe olup, seveni çoktur.  Zorda kalan insanlara yardım eder,  hayır işlerine önem verirler.

Yine eğitime, sanata, kültüre önem verip, bilgi ve birikimlerini çevresindeki insanlarla paylaşırlar.

Bu örneklemeye  tıpatıp uyan hemşehrilerimizden birisi de Abdullah Tufan idi. Abdullah Tufan, 1930 yılında Tarsus'un Göçük köyünde dünyaya gelmiş bir hemşehrimizdir. Gençlik yıllarında hayali olan Öğretmenliğe olan hevesinden Düziçi Köy Enstitüsüne girmiş ve oradan mezun olarak öğretmen olmuştur. İlk öğretmenliğini kendi köyü olan Göçük'de yapmış ve  köy çocuklarına bilgilerini aktarmıştır. Çocuklar için şiir ve öykü kitapları yazmıştır.

Yine eğitime olan tutkusundan dolayı Tarsus'ta  “ÖĞRETMEN KİTABEVİ”ni açmıştır. İleriki yıllarda bu kitabevini yanında çalışanlardan Ömer kardeşime devrederek gençlerin işadamı olmasını , ticaret yapmasını sağlamıştır. Yine Eğitim gönüllüsü olması nedeniyle yayınevi kurmuş,  matbaa kurmuş ve “YENİ TARSUS” ismiyle bir yerel gazete çıkarmıştır. Şiirlerini “ERİK AĞACI” adlı kitapta toplamış ve sevdiği, tanıdığı herkese hediye etmiştir. Yine çok samimi bir arkadaşı olan Halil Aksoy'un önerisi ile daha önce yayınlanan tüm öykü ve şiir kitapları ile en son çıkan kitabı olan Erik Ağacını  bir ciltte toplayarak  eşine dostuna bu dünyada kalıcı olan en güzel hediyeyi vermiştir.

Abdullah Tufan, çok güzel  şiirler yazmıştır. Bu nedenle kendisi Tarsus Şairler ve yazarlar Derneği (TAŞYAD) üyesidir.  Geçen yıla kadar Pandemiden dolayı ara verilene kadar Şiir akşamlarına eşiyle birlikte gelip gitmiş, şiirlerini okumuş, anılarını şair arkadaşları ile paylaşmıştır.

Abdullah Tufan hocamızın hayatındaki en büyük acılarından biri oğlu Hüseyin Tufan'ı bir trafik kazasında hem de çok genç yaşta kaybetmiş olmasıdır. Yine Öğrenci kitabevinin sahibi olan kardeşi Mahmut Tufan'da  bu dünyadan erken göçüp gitmiştir. Abdullah Hoca, o acıları içine gömmüş, hep hayata pozitif bakmıştır.

Bunca koşuşturmaca içinde siyasette de yer almış, bir ara gelen teklifleri kırmayarak Tarsus Belediye Başkan adayı olarak bir siyasi partiden siyasete soyunmuştur. Belediye Başkanı olamasa da önerilerini, tavsiyelerini bu kentin Belediye Başkanlarına ileterek kentimize hizmetler gelmesi için çaba harcamıştır.

Hayatının ikinci baharını yaşadığı Ayşe Hanım'la yaz aylarında Çamlıyayla'ya çıkar, Tarsus'un sıcaklarında yanmak yerine Namrun'un serin gecelerinin tadını çıkarırdı. Kapısı herkese açıktı. kendisine gazete bırakmaya  gittiğimde, kapıdan gazetesini alır, mutlaka sabah kahvaltısına davet ederdi.

Hayatta hemen her istediğini yapmış, iyi nesiller yetişmesine katsıda bulunmuş, şair dostlarıyla bilgilerini ve ekmeğini, çayını, suyunu paylaşmış, ak sakallı bembeyaz saçlı bir pamuk dede olmuştu Abdullah Tufan…

Yaz aylarına girerken Yeniömerli mahallesindeki ikametgahına uğradığımda, eşi Ayşe hanımla yazı geçirmek için Çamlıyayla'ya gidiş hazırlıkları yapıyordu. Biraz nefes darlığı çekiyordu. Yaşı da 90 olmuştu. Birlikte  kahvaltı ederken  demek ki, son sohbetimizi yapmışız . Sonraki günlerde telefonla da olsa görüştük. Ama o Pamuk dedeyi bir daha göremedim. Geçen hafta İstanbul'da yaşayan kızı Sema hanım telefon açıp babasının SSK Hastanesinde (Devlet Hastanesi ana binası) yattığını söyledi.  telefon açıp geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Pandemiden dolayı ziyaretçi kabul edemiyordu. Ama şair arkadaşlarını çok özlediğini, hastalık geçer geçmez özlem gidereceğini belirtiyordu. 24  Eylül tarihinde hocanın durumunu sorduğumda  kızının tedavisinin daha iyi yapılabilmesi amacıyla İstanbul'a götürdüğünü söylediler. Orada doktor olan torunu Mehmet, dedesinin iyileşmesi için yanına aldırmıştı.

Tüm çabalara rağmen Abdullah Tufan hocamız ömrünü tamamlayarak 26.09.2020 tarihinde İstanbul'da Hakk'a kavuştu.

Evlatları, babalarının İstanbul'da iken "Vefat edersem, neredeysem oraya beni defnedin" dediği için  Abdullah Tufan Hocamızı bu diyarlardan yüzlerce kilometre uzakta Fatih'in fethettiği  o büyük şehirde toprağa verdiler.

Kader böyle yazılmış demek ki..

90 yılını Tarsus'ta geçiren Abdullah Tufan, son nefesinde gittiği İstanbul'da öte aleme uğurlandı.Biz sevenlerini şehr-i Tarsus'ta öksüz ve yetim bırakarak arımızdan uçup gitti..

Ne diyelim.

Allah rahmet eylesin, toprağın bol, mekanın cennet olsun..

 

 

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI