::
16 Temmuz 2024 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

BASININ BAYRAMI VE SANSÜR!

25 Temmuz 2023 Salı 12:51

BASININ BAYRAMI VE SANSÜR!

24 Temmuz Basın mensupları için önemlidir.

Çünkü  bu tarih Basında Sansürün Kaldırılışının Yıldönümüdür. Bugünlerde  Türk basını tarihi bir sınav vermekte ve  bundan da alnının akıyla çıkmakta.

24 Temmuz 1908 tarihi, Türk basınında, doğrudan uygulanan sansürün biçimsel olarak kaldırıldığı tarih olarak bilinir ve bu nedenle de 24 Temmuzlar, basında sansürün kaldırıldığı tarih olarak kutlanır.

Her ne kadar ‘kutlanır’ ifadesi kullanılsa da gazeteciler, basında sansürün dolaylı yöntemlerle devam ediyor olması nedeniyle bu günleri bir anma, dayanışma ve basın özgürlüğü ile ilgili bir mücadele günü olarak tanımlarlar.

XX

Nitekim 15 Temmuz 2016 gecesi ülkemiz çok büyük bir travma yaşadı ve halen daha da yaşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yuvalanarak,  devlete ve ülkeye kast etmeyi hedefleyen vatan haini darbeciler, Türk halkını, milletin meclisini, kamu kurumlarını, demokratik kuruluşları, medya kuruluşlarını doğrudan hedef almışlar, insanlarımızın üzerine acımasızca tanklar sürüp, kurşun yağdırıp ölüm kusmuşlar, uçak ve helikopterlerle bombalamış ortalığı yakıp yıkmışlardır. Bu hain darbe teşebbüsüne aynı anda ülke genelinde tam anlamıyla bir destan yazarak topyekun direnen Türk halkı, TSK ve Emniyet’in vatansever mensuplarıyla birlikte hain emellerin gerçekleşmesine fırsat vermemiş, darbecileri yerle bir etmiştir.

XX

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan bu kara gecede Türk basını da tarihi bir sınav vermiş, tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte darbecilerin karşısına dikilmiş, asla boyun eğmemiştir. Halkın haber alma hakkını namluların gölgesinde de olsa sürdürme kararlılığını gösteren meslektaşlarımız, canları pahasına özgür basının yılmaz savunucusu olmuşlardır. Türk halkının şanlı direnişine; kalemleri, fotoğraf makineleri, kameraları ve mikrofonlarını asla bırakmayıp görev yerlerini terk etmeyerek destek veren gazeteciler, Türk basın tarihine yepyeni bir onurlu sayfa eklemişlerdir.

XX

Darbe girişiminin başarılı olması halinde, gazetelerin kapatılacağının, radyoların, televizyonların, haber kanallarının, internet sitelerinin velhasıl bütün medya organlarının susturulacağının ve tüm iletişim kanallarının kapatılacağının, tek kelimeyle basına pranga vurulacağının bilincinde olan meslektaşlarımız, tüm dünyaya örnek bir duruş sergilemiştir.

Bu açıdan 15 Temmuz 2016 tarihi Türk basının da onur günü olmuştur.

Bu şanlı duruş, dolaylı ya da doğrudan basına sansür uygulama niyetinden vazgeçmeyen veya bu niyet içerisinde olmaya devam edenlere de tokat gibi yanıt olmuştur.

TGF (Türkiye Gazeteciler Federasyonu) ve MEDYAD, 24 Temmuzlar’ın resmi tarihte belirtildiği gibi sözde bayram olarak değil, özde ‘Basın Özgürlüğü Günü’ olarak anılması gerektiğini ısrarla savunmakta, 15-16 Temmuz 2016 tarihinde olup bitenler de bunun ne kadar haklı bir savunma olduğunu ortaya koymaktadır.

xx

SANSÜRE HAYIR!

Bu mesleğin bir mensubu olarak ben derim ki:

Sansüre ve basın özgürlüğünü engelleme çabalarının her türlüsüne karşıyız.

24 Temmuzlar, basında sansürün kaldırıldığı tarih olarak kutlanırken son yıllarda satışı internet yayınları yüzünden düşen yazılı basına yeni destekler sağlanmalıdır.

1 Nisan tarihi itibariyle yeni başlatılan İnternet gazeteciliği yasasına takılan yüzlerce gazete ve Web sitesi bugünlerde kapanmaya başlamıştır. Çünkü getirilen şartlar çok ağırdır. Özellikle Tarsus gibi kentlerde internet sitesi ile gazetecilik yapanlara getirilen şartlar yarı yarıya azaltılmalıdır.

1 Nisan’dan bu yana artık hiçbir belediye şartları uymayan Web sitelerine banner vermiyor, veremiyor. Bu kapsamda gerçek gazetecilerde cezalandırılmış ve gelirleri  kapatılmış oluyor. Bence bu da sansürün bir değişik alanıdır.

Bu konuda yeni bir düzenleme yapılması şarttır.

Bu gerçekleştirilmediği takdirde sosyal medya platformlarından herkes istediğini yalan yanlış bilgilerle yazacaktır. Bu da  çok tehlikelidir.

Birde sosyal medyanın inandırıcılığı yoktur, ama  tehlikesi ve zararı büyüktür. Bunu önlemenin yolu da gerçek gazetecilerin mesleklerini yapmasına olanak sağlayacak yeni düzenlemeler gerektirmektedir.

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI