::
20 Haziran 2024 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Can ERDOĞAN Ahmet Can ERDOĞAN

BİZ BİLEMEYİZ

04 Aralık 2020 Cuma 09:52

Bir zât-ı şerif her akşam evine giderken, bakkaldan bir şişe rakı alıyor gidiyor, ayda bir akşam da eve bir hayat kadını getiriyor.

Ve bu hâli ahâli tarafından hiç hoş karşılanmayan bir adam.

Hatta karısına filan da söyleniyorlar:”Bu ne biçim adam, sen ne biçim karısın eve kadın kabul ediyorsun”diye...Kadıncağız da hiç ses çıkarmıyor

Günün birinde vefat ediyor hazret.

Memleketin ne kadar ileri gelen,veli diye bilinen zevât-ı kirâmı varsa hepsi saf tutmuş.

“Yâ hû bu adam böyle her akşam rakı götüren, ayda bir eve kadın atan, makbul olmayan bir adamdı, ne işiniz var cenazesinde?”diye ahâli sorduğunda,

“O sizin bildiğiniz gibi değil.Fukara bir adamdı, ancak bir şişe rakıyı helaya dökerek o kötülüğe mani olmaya çalışıyordu.

Ayda bir akşam da bir kadını evinde istirahat ettiriyor,besliyor,ona nasihat ediyor ancak o kadarına güç yettirebiliyordu.

Bu vesileyle bunların içinden bazı tevbekârlar da çıktı.

Dış görünüşü sizin dediğiniz gibi idi ama hakikatte böyle bir zattı!”cevabını aldılar.

*******

 Ayşe Şasa ile Berat Demirci’nin  İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nun müdürü Tuğrul İnançer’le yaptıkları söyleşiyi topladıkları “Vakte Karşı Sözler” adlı kitapta okuduğum bu hikayeyi yada menkıbeyi sizinle paylaşmak istedim.

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI