:: 17 Ocak 2022 Pazartesi

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

BU TARSUS'TA

18 Ekim 2021 Pazartesi 09:51

Bu Tarsus’ta her nedense   dedikodu gibi birde çekememezlik var.

Biri, biriyle görülünce hemen dedikodu üretiliyor, bir üst makamlara şikayet başlar.

Bu şikayetleri yapanlar sıradan kişiler değil. Bazıları iş adamı konumunda, bazıları siyasetçi konumunda.

Ama onlar  birilerine iş verirler. Mektup yazdırırlar, CİMER’e şikayet ederler. Oysa bunların altı boştur.

Laf olsun torba dolsun misali şikayette bulunurlar.

Oysa bu kentte şikayet edilecek çok konu var. Onları şikayet edin. Memleketin halini ilgili ve yetkililere iletin. O isimleri ben biliyorum. Ben bu isimleri günü gelince buradan halka ifşa edeceğim.

Şimdi birkez diyorum ki.

Yapmayın etmeyin. Onu bunu bir yerlere şikayet etmek sizlere bir şey kazandırmaz. sinsin sinsi tente gerisinde durmayın.

Geçen gün bir okurum anlattı. O zaman çok üzüldüm ve bu satırları sizlerle paylaştım.

Bu Tarsus böyle bir yer.

Biri birinin yüzüne güler, ama sonra arkanı dönünce arkandan hançerlerler misali.

DEDİKODU DEDİK

Dedikodu yüzünden Allah  bizim üzerimizden bazı sorunları eksik etmiyor.

Virüs var, yağmursuzluk var.

Kötü söz ve musibetlerin olduğu yerde de bereket olmuyor demek ki. Her yere yağmur yağıyor Tarsus’a yağmıyor.

Birde bu Tarsus’ta bacası tüten fabrikalar nereye gitti.

başka kentlerde bir tane fabrika yokken  Tarsus’ta onlarca fabrika vardı, bugün o fabrikalar bir bir kapandı. Nereye gitti..

****

Bu memlekette bir  çekememezlik var.  Bir dedikoduculuk var.

Birilerinin üstüne başına kötü bir şey gelse sevinenler var.  Bunun gibi olaylar  konular zirvede. Onun için bu memlekette ne hak kaldı, ne bereket kaldı.

Dedikodu  yapanların çoğunun tuzu kuru. Onun için ağızlarımızı bile Cenab-ı Allah bantladı.  2 yıla yakındır  koronavirüsten dolayı maske takmak zorundayız. Ama Allah’tan korkmazlar  maskeyi çıkarıp yine dedikodu yapıyor.

Bu konuyla ilgili bana çok söylem ve sözler geliyor. Ziyaretimize gelenler yolda karşılaştıklarımız  söylüyor.

Bir insan birine ziyarete bile gitse, bir dostuyla arkadaşıyla yemeğe gitse, birileri  çıkıp “hayırdır, onunla bununla ne işin var sık görüşüyorsun” diye sorarlar, yorum yaparlar.

Bu nedenlerden dolayı olsa gerek bu memlekette ne hak ne bereket kaldı.

Bu kentte 3-5 arkadaş sohbet amaçlı bile olsa  bir araya gelip oturmaya korkuyor.  Durumu iyi olanlar yemek yemek için bile Adana ve mersine gidiyorlar. bunları yapanların sayısı bir elin parmakları kadar anca.. bunlar bir makama gider orada salyalarını akıtırlar. Makama gittiklerinde onu bunu keserler. Oradan çıkanca makam sahibi hakkında bile aleyhte konuşurlar.

İşte böyle bir Tarsus’ta yaşıyoruz.

KURAKLIĞIN SEBEBİ?

Bu kentte yaşanan kuraklık ve yağmursuzlukla ilgili diyeceklerim var.

Bu memlekette kabri olan Hz. Danyal (a.s)  yüzü suyu hürmetine bari bu dedikoduları yapmayın. Bir fırsat bulunca Hz. Danyal (a.s). hakkındaki kitabı okuyun, elinizde yoksa beni arayın ben size o kitapçığın fotokopisini vereyim.  Hz. Danyal Nebi (a.s) bu kente nasıl gelmiş, burada neden kalmış, burada neden yatıyor diye hepsinin cevabı var.

Bu kitabı okumak isteyenler beni arasın.  Bereket Peygamberi hakkında bilmediklerinizi bilin, Allah ta bu memlekete yeniden yağmur bereketini verir ve bu virüs belasından kurtuluruz inşallah diyorum.

 

BİR FIKRA

Temel ve kız babasının başından geçenler fıkra ama, gerçek gibi..

 Kız istemeye giden  Temel’e kızın  babası sorar:

-Oğlum sen kızımı mı istiyorsun.

-Evet efendim. Allah’ın emri peygamberin kavliyle istiyorum.

-İyi de senin evin var mı?

-Var efendim.

-İşin gücün var mı?

-Var efendim.

-Maaşın iyi mi? Kızımı rahat ettirebilecek misin?

-Maaşım çok iyi ve tabiî ki kızınızı çok rahat ettiririm.

-Sigara, kumar, içkiniz var mı?

-Yok efendim.

-Peki oğlum senin hiç kötü alışkanlığın yok mu?

-Var efendim. Ben çok yalan söylerim ve çok dedikodu yaparım..

Temel ve kız babasının fıkrası böyle.

Yorum size ait.          

İşte bizde böyle bir Tarsus’ta yaşıyoruz.

Yapmayın etmeyin beyler..

Ne olur bu kötü alışkanlıklardan vazgeçelim.

 

BORSA’NIN ESKİ YERİ

Tarsus Emniyet Müdürlüğü binasının karşısında eskiden Borsa  binası vardı. Borsa yeni bina yaptırınca buradan  taşındı. Daha sonra bu bina Kız öğrenci yurdu olması için satıldı. Bu bina Tarsus Müftülüğüne cüzi bir rakama satıldı. Devir işi bitti ve 5 yılı aşkın bir süredir bu yurt yapımı için her Cuma camilerde hayırseverlerden  yardım istendi. Bazı zenginlerde “Bir oda da ben yatırayım” dedi. Çok hayırsever şahsi yardım bile yaptı.

 Önceki dönem müftüsü çok çalıştı, yardım toplamak için sergiler açıldı, yardımlar toplandı ve bu yurdun kız yurdu olması için çalışıldı.

Ama bir türlü açılışı yapılmadı. şu anda binanın eksiği var mı, yok mu bilmiyoruz. Ama bu bina hakkında çok yorum var.

Tarsus Müftülüğü sanırım bu binayı Türkiye Diyanet Vakfına devretmiş. Tarsus halkının paraları ile bu duruma getirilen Kız Yurdu  binası Diyanet işlerine devredildi. Diyanet burayı yatılı yurt mu yapar, kız yurdu mu yapar bilmem.  Ama bu dev bina bir an evvel hizmete açılmalı. Bu binada geçmişte çok şeyler yaşandı. O konulara girmek istemiyorum.

Temennim bu binanın eksiklikleri varsa tamamlanıp hizmete açılmasıdır. Kaymakamlık  ve Müftülüğün bu konuyu takip edip gereğini yaptıracaklarına inanıyorum.

****

TEMENNİ

Yeni bir haftaya giriyoruz. Yılın 10. ayının da yarısını geçtik. Yeni bir yıla girmeye şurda 2.5 ay kaldı.

Temennim bugünden sonra  virüs belasının  insanlığın korkulu rüyası olması son bulsun.

Yeni haftanız hayırlara vesile olsun.

HERKESE DEDİKODUSUZ, LAF GETİR GÖTÜRSÜZ  BİR HAFTA VE YENİ BİR YIL DİLİYORUM.                      

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI