:: 16 Temmuz 2020 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

CUMA NAMAZI

29 Haziran 2020 Pazartesi 08:36

Tekrar camilerde sosyal mesafe gözetilerek vakit namazları kılınmaya başlandı.

Fakat gelin görün ki vatandaş   Cumaları dışarıda namaz kılıyor.

 Toprakta, taşın kaldırımın üzerinde namaz kılmaz zorunda kalınıyor.

Mikrofondan uyarı yapılıyor.

“Sosyal mesafeye uyun, maske takın” diye.

Cemaat  taş, toprak ve pisliğin içinde namaz kılmak zorunda. Peki bu hijyenik mi?

Üstelik sıcak ve yaz ayı.

Benim anlamadığım vakit namazlarında camiinin kapalı bölümlere sosyal mesafe gözetilerek,vatandaş alınıyor.

Cuma namazında niye alınmıyor?

Bu nedenle ilgililer  cami müştemilatlarına vatadaşların yağmurdan ve sıcaktan korunması için çadır kurulmasını sağlamalı.

En azından Cuma günleri; gelip görsün etkili ve yetkililer.

Bu konuya Kaymakamımızın el atmasını bekliyoruz.

Müftülük konuya hasassiyetle eğilmeli! Ayıca görevliler uyarılarak namaza gelenleri azarlanır tarzda “Burada abdest almayın” diyerek insanlar namazdan soğutulmamalı.

Cemaat kendi seccadesini getiriyor ama başka bir tedbir yok.

Bu konuda Müftülük bir şeyler yapmalı. En azından  Mersin Büyükşehir  ve Tarsus belediyelerinden çadır veya şemsiye istensin.

Devletimiz güçlüdür, Büyükşehirde imkan çok.    Özellikle vatandaşa azar tarzından uyarılar olmasın

 

Oysa insanları teşvik etmek gerek, cemaati namazdan soğutmamak gerek.

Lütfen bu uyarıları dikkate alın. İnşallah Tarsus'ta  önümüzdeki Cuma günü saydığım sıkıntılar olmaz.

Sadece Camilerde mi  var sosyal mesafe?

Elbette sağlık için bu sosyal mesafe  olmalı. Ama bu sadece camilerde uygulanıyor. Ne lokantalarda, ne cafelerde, ne berberlerde sosyal mesafeye uyulmuyor. Çoğu yerde vatandaş maske bile takmıyor. Ama iş camilere gelince  girişte ekipler kontrol ediyor, vatandaşın maskesi seccadesi yoksa içeri alınmıyor.

Kuaför  ve diğer lokanta gibi gıda satan yerlerde de maske  ve  sosyal mesafe kuralı uygulanmalı.

Çünkü sağlık önemli ve kurallar kesinlikle uygulanmalı.

Başka yolu yok!..

 

SAHİPSİZLİK

Tarsus'un Merkezi camilerinden Küçükminare Camisi  bir köşesindeki çatlak oluşması nedeniyle ibadete kapatıldı.

Nerdeyse 5 ay olacak, ama bu camiye henüz el atılmadı. bir çivi çakılmadı. Bu caminin akıbeti ne olacak kimse bilmiyor. Vakıf ile görüşen Müftülük bu camiyi aniden kapattı. Oysa bu binlerce kişilik caminin sadece bir köşesinde bir çatlak var diye tüm cami kapatılır mı? Yazlık bölümü ile 3 bin kişinin ibadet edebildiği Küçükminare Camisinin  kapatıldıktan sonra durumu öyle kaldı. Bu bir çatlak olayı bile şimdi başlansa 2 senede bitmez.

Tarsus bu kadar mı sahipsiz.?

Bizlerde vatandaşlarda  bu gibi konularda sessiz kalıyor.  Ne milletvekillerinden ne siyasilerden bu konuyla ilgilenen yok.

Bunları görünce ben üzülüyorum. Yazmadan duramıyorum.

 

TIP FAKÜLTESİ

Geçenlerde Tarsus Üniversitesine bağlı bir Tıp Fakültesi açılmasını önerdik.

Ama aradan haftalar geçti, ne  Rektörden, ne  Tarsus Ticaret Borsasından ne Tarsus Ticaret ve Sanayi Odasından nede sivil toplum örgütlerinden bir ses seda çıkmadı.

Oysa  Devlet Hastanesinin mevcut ana binası yada yeni yapılan 600 yataklı yeni hastanenin Tıp Fakültesi olabileceğini yazdık.

Kimse ses seda vermedi.

Bu memlekette 40 yılı aşkın gazetecilik, 55 yıl cemiyet hayatımız var. Kalem sallıyor öneriler sunuyorum. Ama kimse aldırış etmiyor. Bu kente bu yapılanlar haksızlık değil mi?

Ne yazarsan yaz, boş. Kime ne?

YEDİEMİN DEPOLARINDAKİ ARAÇLAR VE MOTORSİKLETLER?

Tarsus'ta birçok Yediemin deposu var.

Bunların depolarına bakın.

Her depoda en az 6-7 bin motorsiklet var. Aylardır yıllardır orada atıl duruyor Adeta çürüyor çöplük olmuş.

Bunları Mal Müdürlüğü açık artırma ile satmalı, o da olmazsa hurdaya satmalı. Orada çürüyen motorsikletlerin  yediemin parası istense, o motorsikletler o borcu karşılamaz. Ama orada milli servet çürüyor. Mal Müdürü , bu yedieminlerle görüşüp bunları satışa çıkarmalı. Zaten bu konurda kanun açık. belli bir süre sonra sahipleri almayınca bunları Mal Müdürlüğü satma yetkisine sahip. Buradaki hurda motorsikletler ve araçlar değerlendirilmeli, açık artırma ile satılmalı, yine de kullanılamayan  kötü diye  satılamayanlar olursa onlarda hurdaya satılmalı.

Daha ne diyeyim?

Ben başka bir şey demiyorum.

Ama gereken yapılmalı diyorum.

 

BİR ANEKTOD:

ACABA KOLTUKLAR GİDİNCE

YİNE ARANIYOR MU?

 

İSTEMİHAN TALAY  KÜLTÜR BAKANI İKEN TARSUS'TAN ÖZEL KÖFTE YAPTIRIP YANINDA NANESİYLE BİRLİKTE ANKARA'YA KADAR GÖTÜREN İŞBİTİRİCİLER, ŞU ANDA DA SAYIN TALAY'I ARAYIP SORUYORLAR MI ACABA?

O DÖNEM ORMAN BÖLGEYE  BÜTÜN LASTİKLERİ , AKÜLERİ SATANLAR, YAYLADAKİ VİLLALARINI YAPTIRMAK İÇİN KERESTE ALABİLMEK İÇİN GÜNAHI OLMAYAN ORMAN MUHAFAZA MEMURLARININ  TAYİNLERİNİ ÇIKARTANLAR, SERVETLERİNE SERVET KATANLAR ACABA BUGÜN SAYIN BAKANI ARAYIP SORUYORLAR MI?

BU KONUDA DETAYLI BİR ARAŞTIRMA YAPIYORUM.

EN KISA ZAMANDA BU KONUYU SİZ DEĞERLİ OKURLARIMLA PAYLAŞACAĞIM.

BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN...

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI