:: 23 Eylül 2019 Pazartesi

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bülent ACUN Bülent ACUN

EHİL BİR KİTAPÇININ ARDINDAN

11 Mayıs 2017 Perşembe 12:10

Bazı insanlar vardır içinde yaşadığı şehrin şahididir.

Onların  sesi pek işitilmez, zaten kendileri de fazla konuşmayı sevmezler.

Onlar şehrin kıyısında,köşesinde kuytu yerlerinde mesken  tutarlar.

Fakat, varlıkları hizmetleri ve düşünceleriyle aslında şehrin merkezinde dururlar.

Onların münzevi duruşları nedeniyle varlıkları pek hissedilmez, fakat yoklukları derin bir acı bırakır yüreklerde…

Merhum Hasan Güzey amca işte bu insanlardan biriydi.

Kendisiyle Kırkkaşık’taki mütevazi kitabevinde bir Kur’an kursu öğrencisi iken tanışmıştım.

Tanışıklığımız dostluğa dönüştü,dostluğumuz ise çeyrek asır devam etti…Canımız ne zaman kitap kokusu almak istese, soluğu Hasan amca’nın mekanında alırdık.

Onunla hep kitap konuşurduk, alışverişimizin merkezinde hep kitap olurdu.Bundan dolayı diyebilirim ki,Hasan Amca’yla tam çeyrek asır kitap gibi bir iletişimimiz oldu.Onun mekanı fiziken küçüktü,dardı;fakat o mekanın Tarsus’taki varlığı fevkalade anlamlıydı.

Hasan amca o dar mekanda gönlünün genişliğiyle Tarsus’a uzun yıllar hizmet etti.

Ticaret yaptı demiyorum. Zira bana göre kitapçılık yapmak ticaretin üstünde ve ötesinde bir erdemdir.

Hasan amca deyim yerindeyse kitap gibi bir insandı.Kitap gibi nizam, intizam, disiplin ve istikamet sahibiydi.Aslında o usta bir sahafdı, fakat hitap edeceği kitle sınırlı olduğundan dağarcığında bulunan kıymetli bilgileri kendisiyle birlikte götürüp  gitti.

Bir gün kendisinin hasta olduğunu duydum.Duyar duymaz kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptık…

Zor konuşuyordu,fakat dilinden hikmet akıyordu.

Şöyle diyordu:

‘’Hafızım şikayet yok, şükür…  şükür… şükür…’’

Evet,Tarsus ehil bir kitapçıyı daha  rahmeti rahmana yolcu etti.

Ben şuan itibariyle İstanbul’un en merkezi yerinde görev yapıyorum. Birçok yayınevi ve devasa kitapevlerine günlük girip çıkıyorum.

Fakat Hasan amca’nın mütevazi kitabevi ve onun gibi mekanların hasretini hep yüreğimde hissediyorum.

Evet, yayınevleri ve devasa kitabevleri önemli,fakat Anadolu’nun Tarsus gibi il ve ilçelerinde bu ulvi faaliyeti yürütmek daha zor ve daha önemli…

Bu vesileyle bütün yetki ve etki sahibi yönetici ve işadamlarına buradan seslenmek istiyorum..

N’olur,Ashab-ı Kehf diyarı sakinlerini kitap kokusundan mahrum etmeyin.

Toplumumuzu kitapla buluşturacak,imkanlar oluşturup,mekanlar açın …

Unutulmasın ki elinde kitap olmayan toplumun akıbeti bitab olmaya mahkumdur.

Hasan amca için rabbimden rahmet diliyorum.

İstikamet sahibi iyi bir müslüman olduğuna şahadet ederim.

Onu ya kitap okurken,ya da çok sevdiği Ulu camiye namaza gidip gelirken gördüm.

Mekanı cennet makamı Ali olsun!

 

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI