:: 16 Ağustos 2018 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet YAŞOT Mehmet YAŞOT

ESKİ YILLARDAKİ ANNELER ÇOK YORGUNDU

16 Mayıs 2018 Çarşamba 09:56

Evet. Eski geçmiş yıllarda anneler gerçekten çok yorulurdu.Nasıl yorgun olmasınlar ki!

O yıllarda çamaşır elde yıkanırdı, deterjan yoktu. Çamaşır makinası yoktu ve leğende yıkanırdı.

Mermer taşın üzerinde muhbatlar kirini bırakması için dövülürdü..Bundan önceki hazırlıklar şöyle olurdu. Bir varilin içine kül bırakılır su doldurulurdu. Kül varilin dibine çökünce su kaygan olur varilden alınan su altı ateş yakılmış bir  teneke kazanda  çamaşırlar kaynatılırdı. Suya turunç yaprakları ve dalları atılır, çamaşırlarımız mis gibi kokardı.

Hiç unutmam.

1946 yılıydı. Duatepe ilkokulunda bir bit taraması sonucu  konuşan öğretmen çamaşırlarımızın temizliğini beğenmiş ve örnek göstermişti.

Bu hizmetleri  geçmişte de yine annelerimiz yapardı. Çamaşır, bulaşık yemek işlerini kadınlar yapardı. O zaman annelerimiz tencereyi ateşe koymadan etrafını çamurla sıvazlardı ki is olmasın diye. Yemek pişerken tencerenin dışının kararması böyle önlenirdi. Yemekler arttığı zaman tel kafeslere konulur dışında serin havada bekletilirdi. O zamanlar buzdolabı yoktu, yemekler kokmasın diye tel kafesler kullanılırdı. Her evde tahtadan ve etrafı telli kafesler olurdu. Birde her evin tahıl ambarı olurdu. Burada buğdaylar saklanırdı. Anbarın bir gözünde kaynatılmış ve kurutulmuş buğday olurdu. Yine her evde bir  bulgur değirmeni olurdu. Bulgur bu aletle çekilir un yapılırdı Alt alta üst üste iki taşın arasında buğdaylar öğütülür ve un  olurdu. Dövme buğdaylar bir taş curunda büyük tokmaklarla anneler imece usulü ile  döverlerdi.

EBELER

Eskiden evlerde doğum omurdu. Eve gelen ebeler hamile kadınların doğumunu sağlıklı yapmasını sağlardı. Üstelik bu ebeler o kadının kırkının çıkmasına kadar o evde kalır ve  doğum yapan kadının sağlığı ile ilgilenirdi. Eberlere çok saygılı bir gözle bakılırdı.

Birde ev halkı çiftçilik yapıyorsa, kadın tarımda ailesine yardımcı olurdu. Evde hayvan varsa onu sağar sütünü kaynatır yoğurt yapardı. Peynir yapardı. Çömleklere peynirler doldurulur bunlar toprağa gömülürdü. Çünkü buzdolabı yoktu ve bunların kokmaması için bu uygulama yapılırdı.

Her evin birde tavuk kümesi olurdu. Tavuk beslenir, civcivler üretilir çoğaltılırdı. Yumurtalar taze taze yenirdi. Tavuklar buğday ve darı kırıntılarını yer doğal beslendiği için eti de yumurtası da lezzetli ve kaliteli olurdu.

Şimdi Tarsus'un geçmişini şöyle bir özetledim. Ben o geçmişi yaşanlardan biriyim. Yine benim gibi yaşlı olanlara geçmişi özlediniz mi diye sorduğumda hepsi de “Evet çok özledik” demekteler.

Eskiden annelerimiz çok zahmet çekerdi.  Ve şimdilerde her evde buzdolabı var.

Çamaşır makinası var.

Birçoğunda bulaşık makinası var.

Kurutma makinası, fırınlı ocaklar var.

Her yeni icat annelerin işini kolaylaştırdı. Annelik artık rahat. Ben bu kolay yaşamı görünce annem ve annemin yaşıtı anneler aklıma gelir. O eski günleri yaşayan anneler çok yorulurdu. Bugün aramızda sağ olan eski  toprak annelere saygılar sunarken yeni annelerinde haklarını unutmuyorum.

Vefat eden annelere de Allahtan rahmet diliyorum. Bir kez daha geride kalan Anneler gününü kutluyorum.

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI