::
20 Haziran 2024 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Can ERDOĞAN Ahmet Can ERDOĞAN

EY MENFAAT

10 Ocak 2017 Salı 18:47

Bugün size bir nostalji yaşatmak istiyorum. Sizi alıp ta geçmişe götüren bir yazı paylaşmak istiyorum.

Bu yazıyı okuduğunuzda zamanın, kişilerin,aktörlerin değiştiğini, insanoğlunun menfaat hırsının ve dünyevileşmeye olan düşkünlüğünün hiç değişmediğini göreceksiniz.

Kendi etrafınızda olup bitenleri bu yazıyı okurken, şahit olduğunuz insanlararası ilişkileri bir de menfaat açısından inceleyin bakalım.

 

EY MENFAAT!...

 

Bir yudum sevgimiz, bir tutam anlayışımız, bir çift sözümüz, bir lokma ekmeğimiz, bir fincan kahvemiz vardı bizim…

Bir kasırga gibi geldin silip süpürdün; hayatımızı yaşanılır kılan ne varsa ey menfaat!...

Öpülesi ellerimiz, bükülmez bileğimiz, eğilmez başımız, senet gibi sözümüz, baldan tatlı dilimiz, dosta güler yüzümüz yok artık sayende!

Ey menfaat! güneş maskesi taktın, bir ateş topu olarak girdin tertemiz gönüllerimize erittin, kanser oldun yüreğimize, baharında çürüttün...

Sen geldiğin an, hayat zehir oldu, gözyaşları nehir oldu, bir acayip devir oldu...

İnsanlar senin yüzünden öz değerlerini YUSUF misali kuyuya attılar, dosdoğru yoldan saptılar, ilim meclislerinden kalktılar ve nihayet cehalet denizinde battılar...

Ey menfaat! Biliyor musun sen bir kapıdan girince; ahlak, edep, ilke, seviye,erdem namına  ne varsa  diğer  kapıdan  süratle  çıkıp gidiyor..

Girdiğin yere felaket, cehalet, rezalet, sefalet, dalalet, kin, nefret, fitne ve tefrika  yağıyor, sel olup  yıkıyor umut evlerimizi...

Ey menfaat! gece  olup  çöküyorsun  şafakların üstüne, kabus olup  çöküyorsun şakakların üstüne...

Ey cani menfaat!  senin yüzünden  önce  diller, sonra eller, sonra  yollar, sonra ve nihayet yıllar kana boyanır, sana can mı  dayanır...

Ey menfaat sen davası olmayanların davasısın, hevesisin, hevasısın, vebasısın ve kutlu misyonların alçalan  zamanlara  vedasısın...

Ey menfaat! bütün katliamların, bütün soykırımların içinden hep sen çıkarsın, ellerini akan  kanla  yıkarsın...

Ey menfaat! esrarın, eroinin, uyuşturduğu iyileşir belki ama senin  uyuşturduğun asla iyileşemez.

Ey menfaat! sen var ya sen; komşuyla  komşunun, atayla evladın, aşıkla maşukun, talebeyle hocanın iki  güzel  dostun arasına  giren bir kara  kedisin.

İnsanları bakan kör, işiten sağır  yapmakta üstüne yoktur. Yolda  görünce bir dosta selam bile verdirmezsin...

Ey menfaat! senin yüzünden bal akan dudaklardan yağ akıyor, kirletiyor her şeyi..

Ey menfaat sen gelince  bindik  bir alemete, uçuyoruz kıyamete hasret kaldık selamete...

Senin için senin uğruna, kediyle  fare, kurtla kuzu, pireyle  deve, fil ile  karınca, dervişle sarhoş sarmaş dolaş oldular.

Bu ise  eşyanın tabitana son derece aykırı. Ateş ile barutun bir arada  rahat durdukları  görülmüş  şey midir.

Ey menfaat daha bugüne kadar istila ettiğin beyinlerin hiç biri, emri  altındaki  bir alına  ter, bir göze fer gönderemedi. Bundan dolayı  gönülleri gam, gözleri  kanlar bürüdü. Samimiyeti darağacında idam ettiğim günden beri, tebessümler, tevennümler, teşekkürler, tefekkürler temayüller hep yapmacık, hep sahte, hep formalite.

Her ne kadar  çıkar deselerde diğer adına sen başlı başına bir çıkmaz  sokaksın.

...Ve son söz:

Menfaat caddesinde kurulan  dostluklar, çile  yokuşunda  erimeye  mahkumdur.

 

***

Değerli okurlarım,

Bülent Acun zülfiyare bayağı dokunmamış mı?

Adına menfaatçilik denilen illet dün olduğu gibi bugünde insanlığı tehdit etmiyor mu?

Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilen şahsiyetsizleri görmek hepimizi üzmüyor mu?

Menfaat öyle bir hastalıktır ki hissettirmeden insanı yer bitirir,eritir,çürütür,kurutur.

Madem ki ne yapsak yapalım Cenab-ı Mevla’nın bize ayırdığı rızık bellidir.

 

ARTMAZ,EKSİLMEZ!...

Öyleyse niçin küçücük menfaatler için o büyük değerleri ezip geçiyoruz.

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI