::
17 Ocak 2026 Cumartesi

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ KILINÇ ALİ KILINÇ

GÖK KUBBEDE HOŞ BİR SEDA BIRAKMAK

17 Temmuz 2025 Perşembe 16:11

Hoş sedayı bazıları kalemi ile bazıları kelamı ile bazıları fikirleri ile bazıları yürekleri ile bazıları da gönülleri ile bırakırlar. İçinde bulunduğumuz yaş durumlarımıza bakarak şu anda bu dünyadan göç etsek bizi hayırla yad edecek hangi hoş sedayı bırakabildik. Biz bu dünyadan göçtükten sonra bizi ne ile anacaklar veyahut öbür âlemde Allah (c.c) kulum, hangi güzel amelinle hangi eserinle huzuruma geldin diye sorarsa cevabımız ne olabilir?

Unutmayalım ki Yüce Rabbimiz Yasin Süresi 12. Ayeti Kerimesinde “  Biz ölüleri diriltiriz, İnsanların yapıp önceden gönderdiklerini de, geride bıraktıkları eserlerini de biz yazarız.”  Buradan bu dünyada görev ve sorumluluklarımız olduğunu anlamak gayet açıktır.

Kamil insan odur ki dünyada bırakır eser

Eseri olmayanın yerinde yeller eser

Vatan müdafaasında göğsünü siper etmiş ve şehit düşmüş bir evladımız ve onun anne-babası aslında gök kubbeye hoş seda bırakıyor demektir, dikkatle düşündüğümüzde, bu seda gök kubbeyi aşarak arşı alaya ulaşan bir sedadır demek mümkündür.  Cehaletle gönülden mücadele eden bir öğretmen ve onun anne-babası için gök kubbede hoş bir sedası var diyebiliriz. Hatta bir insanımızı tedavi eden doktorumuz ve anne-babası, milletimize kurulan tuzakları görüp ortaya çıkaran bir bilim insanı ve anne-babasını da bu şanslı insanlar arasında sayabiliriz.

Bunlara sadece Allah rızasını gözeterek eğitim yuvası yaptıran bir evlat ve anne-babası, hangi bilgileri elde edersek kalkınırız ve makul bir vatandaş oluruz diye fikir üreten, insanlarımıza sunan bilim insanlarımız ve anne- babalarını da eklemek mümkündür. Kısacası aziz milletimize hizmet ehli ve azminde olan her insanı gök kubbeye hoş seda bırakıyor şeklinde tarif etmek mümkündür. Hoş seda bırakmaya gücümüz yetmese de, o istek ve niyette olmak bile bizim gök kubbeye hoş seda bırakma yolunda yürüdüğümüzün bir işaretidir.

Bu satırlardan sonra buraya aşağıdaki mısraları yazmak yukarıda ifade ettiklerimize anlam katacak ve daha da anlaşılır hale getirecektir.

“ Madem geldin şu dünyaya anılacak izin kalsın

   Nesillerce dilden dile dolaşacak sözün kalsın.”

Allah (c.c) dünyada sayamaya güç yetirmemiz mümkün olmayacak sayıda canlı yaratmış ve her canlıyı biz insanların hizmet sunmuştur. Arı balı, koyun sütü ve eti, ağaçlar oksijeni ve meyveleri, denizler türlü balıkları bizlere sunarken, biz insanların görevi sadece bunları tüketmek olmamalı. Çünkü böyle bir durum Allah’ın (c.c) adaletine uygun düşmez.

 Bu ayrıcalığın sebebi nedir, bunca nimetin bir şükrü yok mudur? Elbette olmalı, ama bu şükür sadece sözle “çok şükür” şeklinde olmamalı.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde Hud Süresi 61. Ayet-i Kerimesinde “ O sizi topraktan yarattı ve sizi oranın imarında görevli kıldı. Öyleyse ondan bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin.” buyurmaktadır.

Hayat serüveni içerisinde arı bal yaparak, ağaç meyve ve oksijen vererek dünyanın imarına katkı sunarken, insan ise bilgi ve ilim üreterek dünyanın imarına katkı sağlamalıdır. “Bilgi, İlim” ve bunları nasıl kullanacağımızı nerelerde kullanacağımızı bizlere gösteren “Güzel Ahlak” insanlar arasında kendini hissettirmezse insanlık kaostan çıkamaz. 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI