:: 22 Ekim 2020 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

HAVALAR

30 Eylül 2020 Çarşamba 08:50

Şair Orhan Veli bir şiirine şöyle başlar:

“Beni bu havalar mahvetti”

Biz de havaların ne durumda olduğunu sık sık öğrenmek için TV ve internete bakarız.

Bu şiiri bilenler veya internette arayanlar bulabilir. Okuyabilir.

Bende diyorum ki..

“BİZİ BU HAVALAR MAHVETTİ”

Sıcaklar eskisine göre azaldı. Haksızlık nankörlük etmeyelim.

Öyle yazılanlar çizilenler kadar yanmıyoruz bugünlerde...

İyi ki pencereler var. Pencerelerin yanı sıra klimalar var.

“Bu klimayı icat edenden Allah razı olsun” diyerek bu hava konusunu kısa kesiyorum.

***

Neyse diyeceğim o değil.

Bu sıcaklar yüzünden yazdığımız yazıları tersinden okuyanlar var.

Yanlış anlayanlar var.

Varsın anlasınlar.  Ben derim ki:

“Oğlum Mustafa! Sen doğru bildiğin yolda yazmaya  devam et.”

***

AKREP MİSALİ!

Nehrin kıyısında durup karşıya geçmek isteyen Akrep kurbağadan yardım istemiş.

Kurbağa peki demiş ve şartını öne sürüp uyarmış.

“Bak burası Tarsus, suyun ortasında beni zehirleme. Ben zehirlenip ölürüm. Ama sende sırtımdasın ve sende suya gömülür boğulursun”

Akrep  sesini çıkarmamış. DEVAMI 4’DE -Ama suyun ortasında  sırtına bindiği kurbağayı sokmuş. Kurbağa ölürken feryat etmiş.

“Hani söz vermiştin, beni sokmayacaktın”

Akrep “Kusura bakma!” diyerek özür dilemiş.

“Ne yapayım.. Huyum kurusun” demiş.

Evet..

Burası Tarsus, huyumuzdan mı suyumuzdan mı nedir hainlik yapmayan  az..

Dedikodu yapan bir sürü dalkavuk var.

Bunda anlaşılmayacak bir durum var mı?

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az misali..

Akrep gibi bu kentte çok insan var.

O nedenle sizlere tavsiyem.. Sakın  kimselere güvenmeyin.

***

Kitapları,  eski dergi ve gazeteleri karıştırırsanız, neler görürsünüz neler.

Aslında bu kentte yaşamak bir ayrıcalıktır.

Merhum kaymakamlarımızdan Ali Ülger sık sık “Tarsus'ta yaşamak ayrıcalıktır” derdi.

Bugün merhumun sözleri aklıma geldi.

Ama Tarsus'ta günümüzde insanlar  çok değişti. Bir konuyu anlamadan dinlemeden iftira atıyorlar, yalan yanlış sözlerle insanları kışkırtıyorlar. Oysa bu yapılanlar Allah indinde çok günah.

Dedikodu, laf getir götür adeta Tarsus'a özgü hale geldi.

Geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Tekrar hatırlatayım.

Allah bizlere öyle bir musibet verdi ki..  Sanki  “Dedikodu yapmayın” diye hepimizin ağzını bantladı. Bu da kafi gelmedi, Maskeyi , bantı çıkaran dedikodu yapmaya  devam ediyor.

Yapın bakalım nereye kadar.

Şunu iyi bilin Güneş balçıkla sıvanmaz.

Değerli  okurlarımdan bu yazdıklarıma çok beğeni geliyor. “Mustafa bey bu tür uyarılara devam edin” diyorlar. Bizde tekrar yazıyoruz değişen bir şey yok. Değişiklik olsa da olmasa da biz görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Doğru bildiğimiz yoldan dönmeyeceğiz.

KİM NE DERSE DESİN!

Bizimki tıpkı Topal karınca misali..

Topal karınca bir gün Hacca gidiyormuş. Yolda sormuşlar:

“Karınca kardeş nereye böyle?”

“Hacca gidiyorum”

“Sen bu topal ayakla nasıl kutsal topraklara varıp hacı olacaksın” demişler.

Karınca cevap vermiş:

“Bende biliyorum, bu topal ayakla  kutsal topraklara varamayacağımı.. Ama gidemesem de, bu yolda ölürüm ya” demiş.

İşte tıpkısının aynısı. Bizim yazdıklarımızda o hesap.

Bizde bu işi meslek edinmişiz. Yazıyoruz, okuyucularımızı ve kamuoyunu bilgilendiriyoruz.

Kimine göre iyi , kimine göre kötüyüz. Hiç önemli değil.

Doğru birdir, iki olmaz.

***

SON SÖZ!

Şems-i  Tebrizi'nin bir sözüyle yazımı noktalıyorum.

Kimsenin aleyhinde konuşma.

Uzaktan atıp tutma.

İnsanları kem dille yargılama,

Bil ki, yanılırsın”

HERKESE HAYIRLI GÜNLER DİLİYORUM.

ALLAH HEPİMİZİ VE ÜLKEMİZİ BU KORONAVİRÜS  BELASINDAN KURTARSIN DİYORUM.

AZERBAYCAN HALKININDA YANINDA OLDUĞUMUZU BİLDİRİYOR, ONLARIN SAĞLIK, HUZUR VE BARIŞA ERİŞMELERİNİ CENABI ALLAHTAN NİYAZ EDİYORUM.

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI