:: 20 Nisan 2019 Cumartesi

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bülent ACUN Bülent ACUN

İGİAD'IN 8.OLAĞAN GENEL KURULUNDAN NOTLAR VE İZLENİMLER

01 Şubat 2019 Cuma 09:24

Türkiye’nin yakın tarihinde sermayenin neye tekabül ettiğini herkes bilir.

Maalesef alkolün şişede durduğu gibi durmamasına  benzer bir şekilde sermayede kasa da durduğu gibi durmamış.

Ticari hayattaki etkisiyle yetinmeyerek sosyal, siyasal ve dini hayatında öznesi, motoru, hakimi, mühendisi olma noktasında hayli mesafe katetmiştir.

Çağdaş ve uygar bir toplum olmayı batının modern ve seküler yaşam tarzını taklit etmekle mümkün gören malum hakim sermaye bu yolda toplumu medya ve eğitim aracılığıyla dönüştürmek için sadece elini cebine atmakla kalmamış, elinden geleni de ardına koymamıştır.

Hakim sermayenin 28 Şubat post modern darbesinde üstlendiği rolün belki de en önemli tezahürü yeşil sermaye adını verdikleri yerli ve milli olduğundan hiç şüphe olmayan Anadolu sermayesinin önünü keserek yükselişini durdurmaktır.

Sermayeye  bu zaviyeden bakıldığında bu milletin refah ve kalkınmasını milletin  tarihine, kültürüne, inancına, öz değerlerine rücu etmekte gören kasasını ,kesesini bu toplumu millet kılan milli ve manevi değerlere vakfetmiş, kendisi de bu yola adamış müteşebbislerin el ele gönül gönüle vererek bir araya gelmeleri fevkalade bir ehemmiyet arz etmektedir.

İşte bundan dolayı bendeniz iktisadi sahada ellerini, yollarını, güçlerini ve gönüllerini birleştiren kurum ve kuruluşlara çok kıymet verir, onların durum ve faaliyetlerini büyük bir heyecanla takip etmeye çalışırım.

Bir zamanlar ahlaki ilkeler zemininde  kurulan daha sonra büyüdükçe kuruluş ilkelerinin fersah fersah uzağına savrulan bazı kurum ve kuruluşlar bizi sükutu hayale uğratsa da, hamdolsun herşeye rağmen dün hangi ahlaki ilkeler üzerine kurulmuşsa bugünde aynı yerde durmaya gayret gösteren kurum ve kuruluşlarda yok değil.

Bugünkü haliyle o güzel kurum ve kuruluşlarımızdan birisi de kısa adı İGİAD olan İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği.

26 Ocak 2019 Cumartesi günü değerli dostlarım Davut Güler  ve Ramazan Boluk beylerin nazik davetiyle İGİAD’ın 8.olağan genel kurulu’na misafir olarak katıldım.

Param pulum olmadığı için davete biraz nazlanmıştım ama iyi ki katılmışım.

Genel kurul bir zenginler kulübü değil, adeta kadim dostlar buluşması.

‘’Paramızı kaybetsekte ahlakımızı kaybetmeyelim’’ diyerek kapitalizmin ve dünyevileşmenin burnunu yere sürtercesine  ‘daha fazla para demek yerine  daha fazla ahlak’ diyen   müteşebbislerle bir arada olmak benim için adeta bir umut aşısı oldu.

2 saat süren genel kurulda kıymetli konuşmacılar mühim şeyler söylediler.

Bendeniz not alabildiğim kadarıyla bazı mühim tespitleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

İGİAD’ın 8.genel kurulunda ilk konuşmacı Prof.Dr.Ahmet  Faruk Aysan idi.

Belirsizliklerin ekonomiye etkilerinden bahsederek, buna karşı temkin öneren Aysan hoca 2008 yılını yakın bir milad olarak görüyor ve sebebini şöyle izah ediyor:

‘’Biz  90’lı yıllarda bankasız iş yapardık, bankaya bulaşmazdık,o yıllarda bankalar devletle iş yapardı.2008’den sonra ise artık bankasız iş yapamaz hale geldik.’’

Genel kurulunun ikinci konuşmacısı Prof.Dr.Sedat Murat idi. Sedat hoca, krizlerin asıl kaynağına indi ve  şöyle dedi:

‘’Bütün krizlerin temelinde hırs, açgözlülük ve ahlaki çöküntü vardır. Krizler ekenomik değil,ahlakidir.’’

Konuşmasına ‘’riskler yeni imkanlar doğurur’’diyerek başlayan üçüncü konuşmacı Prof.Dr.Nihat Erdoğmuş hoca imkanın anahtarını tek cümle ile sundu:

‘’Riskleri imkana dönüştürmek için yapılması gereken şey, yeni bir dil ve içeriğe sahip olmaktır.’’

Bu konuşmalardan sonra kürsüye gelen İGİAD yönetim kurulu başkanı Ayhan Karahan öyle cümleler kurdu ki; onları buraya almama kabili insaf olmazdı.

‘’Biz bu bayrağı iki günü birbirine eşit olan ziyandadır’’ hadis-i şerifinin gereğince aldık.

‘’İş ahlakının yaygınlaşması ve girişimciliğin teşviki için kurulan derneğimiz, hak eksenli bir iş hayatını esas almakta ve ahlaki olmayan hiçbir işi meşru kabul etmemekte ,helal kazancı ve adil paylaşımı savunmaktadır. Derneğimiz bu ülkelere  ulaşmak için kitaplar hazırlamakta, raporlar yayınlamakta olup,iş ahlaki dergisi ve İGİAD bülteni yayınlamakta, bu meyanda eğitim, panel, sohbet, ziyaret ve geziler tertip etmektedir.’’

‘’İGİAD servet biriktirmenin değil, iyilik biriktirmenin peşindedir.’’

‘’İGİAD servete bir imtihan olarak bakar, malın çokluğundan ziyade niteliği ve elde ediliş şekline önem verir, yükseleceksek kaybettiğimiz değerleri kazanarak yükselecek ve bayrağı düştüğü yerden kaldıracağız.’’der

‘’İktisadi hayatımızı hak, hakikat, adalet, ahlak, helal, haram penceresinden bakarak inşa edeceğiz.’’

‘’İGİAD’ın üyelerinde aradığı vasıflar: helal iş, ahlaki davranış’,adil yaklaşım’’

‘’Üyelerimizin farklılıkları bizim için birer zenginliktir.’’

‘’Geçmişte finansal piyasalarda yaşanan krizler bugün reel piyasalarda yaşanıyor; bu krizin altında iş ahlakından yoksunluk yatmaktadır.’’

‘’2018 yılında yayınladığımız Türkiye İş Ahlakı Raporu’nda ortaya çıkan en büyük problemlerimiz; yalan söylemek, sözünde durmamak, müşteriyi aldatmak, işin hakkını vermemek, ehliyet ve liyakate önem vermemektir. İş dünyasında ahlaki bir erezyonun yaşanmışlığına şahit oluyoruz’’

Genel kurulun dilek ve temenniler bölümünde kısa bir konuşma yapan Prof.Dr.Burhanettin Can, Türkiye iş ahlakı raporundaki çok önemli bir  ayrıntıya dikkat çekip, dedi ki;

‘’son üç rapora göre Türkiye’de iş ahlakının inşasında dinin üstlendiği rol,altıncı sıradan onuncu sıraya, onuncu sıradan da 2018 yılında 13.sıraya gerilemiştir.

Ne diyelim;

‘’Helal kazanç peşinde koşan bütün müteşebbislerimize hayırlı işler,bol kazançlar..

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI