::
16 Temmuz 2024 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

İYİ İNSANLAR UNUTULMAZ

24 Nisan 2023 Pazartesi 08:50

Ne yalan söyleyeyim!

Ben bu sene ne Ramazanın ne bayramın, ne 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının tadına varamadım.

Hatta bayram ne demek? Rutin günlerimizin dışında birçok üzücü olay yaşadık. O nedenle 2019  Koronavirüs başlangıcından 2022’ye kadar çektiğimiz eziyetler yetmedi, 2023 yılında da kötü günler yaşıyoruz.

Önce deprem, sonra sel afeti!..

Allah daha beterinden korusun hepimizi demekten kendimizi alamıyoruz.

xx

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden sonra Nisan ayında da depremzede insanların hala yaralarının sarılmaya çalışılması, insanların çadırlarda sele maruz kalmaları üzüntümüzü hep artıran sebepler oldu.

Yine de “çok şükür yıkılmadık, dimdik ayaktayız” diyoruz.

Yani sağlığımıza şükrediyoruz!

Önce Ramazan Bayramı ve akabinde Ramazan’ın son günü olan 23 Nisan’da da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladık.

Ancak bu seneki bayramlarda içim hep buruktu!

Hani, “Nerde o eski bayramlar” deriz ya? Ben bu bayram aynen bu modda yaşadım.

Yine de “çok şükür yıkılmadık, dimdik ayaktayız” diyorum.

xx

MEHMET KARAÇOR’UN KAYBI!

Mübarek Ramazan ayının son orucunu niyetlendiğimiz saatlerde  üzücü haberi aldım. Bayram öncesi arefe günüydü. 46 yıl önce tanışıp hiç ayrılmadığımız değerli bir arkadaşımın, abimin, şair, ressam, öğretmen, fotoğraf sanatçısı kardeşimin vefat haberi geldi.

Yani bayramdan bir gün önce,  arefe günüydü.

“Bir şair öldü” dediler.

Ve ”Bir ressam” kayıp gitti aramızdan..

Ve “çok iyi bir fotoğraf sanatçısı ayrıldı” bizim dünyamızdan..

Ama Mehmet Karaçor abim, benim gözümde hep bir öğretmen olarak kaldı. Çünkü kendisiyle tanıştığım 1977 yılında öğretmenlikten yeni istifa etmiş ve “SEÇ REKLAMCILIK” adı altında işyeri açmıştı. Şimdiki PTT’nin arka tarafındaki eski PTT altında  işyeri açmış orada resim yaparak, tabela yazarak  iş hayatına  ayrı bir sektörde başlamıştı.

Ben yerel gazetelerimizi PTT Dağıtım  merkezine her gün postalamak için götürdüğümde, Mehmet Karaçor’un çizdiği resimleri merakla ve gıptayla izlerken tanıştım kendisiyle.

“İçeri gel, burada bak resimlere” değinde ürkek ürkek kapıdan içeri süzülüp çizdiği resimleri incelemiştim. Aynı sahneler haftanın 6 günü tekrarlanmaya başladı ve biz iki birer samimi arkadaş olduk ilerleyen zamanlarda..

Sonraki yıllarda ailesi ile de tanıştım, oğlu Selahattin ve kızı ile eşini hep ailemizden biri olarak gördüm. Sonraki yıllarda çocuklarının ve torunlarının sevgisini anlatırken gözleri ışıl ışıl oluyordu.

Çok sevdiği mesleğinden hiç kopmadı. Hatta bir dönem Tarsus Fotoğraf Derneğinin başkanlığını üstlendi. Fotoğraf  sanatında Tarsus’un  adını dünyaya duyurdu, üyelerini kaynaştırdı, yeni insanların fotoğraf ve resim sanatı ile tanışmasını sağladı.

Kendisi ile Fethi Çevikaslan’ın kurucusu olduğu Tarsus’un Sesi gazetesinde 1986-1991 yılları arasında birlikte “ÇORBA” adı altında  yazılar yazdık. Köşemizin adı “ÇORBA” idi ve bu köşe altında yazarın adı ise “ÇORBACIOĞLU” idi. Birlikte  Tarsus’un sorunlarına el atan küçük küçük fıkralar, nükteler yazdık. Bu yüzden ben kendisine uzun yıllar “Çorbacı abi” dedim. Yani birlikte gazetecilik yaptığımız günlerde oldu.

Tarsus Şairler ve Yazarlar Derneğinde (TAŞYAD) bir araya geldiğimiz günleri de unutamam. Yine Tarsus Fotoğraf Derneğine davet ettiği zamanlarda gidip bu kez ben kendilerinin fotoğraflarını çekip haber yaptım.

En çok önem verdiği projelerinden biri “TARSUS’TA 100 YÜZ” idi. Bu projeyi 4 bölümde hayata geçirecekti. Bunun için her bölümde 25 kişinin hayat hikayesi ve fotoğraflarını çekip “TARSUS’TA 100 YÜZ” projesini tamamlamayı hedefliyordu. Bendenizi de ilk 25 içinde kabul edip açtığı sergide bunları halka teşhir etmişti.

3 yıl süren pandemi döneminde evinde resimler çizerek bunları sokağa çıkma yasağı olduğu günlerde bile yaşadığı mahallenin sokağında teşhir edecek kadar sanata düşkündü.

Doğaya da çok düşkündü. Bunun için Lavanta bahçesi bile kurdu. Lavantalar onu hayata bağladı.

Son yıllarda yakalandığı parkinson hastalığına rağmen sanattan ve hayattan kopmadı. Taki 20 Nisan 2023 tarihine kadar. Kadir gecesini idrak ettiğimiz günün ertesinde gözlerini kapadığında 20 Nisan sabahına uyanamadı Mehmet Karaçor!...

Bizleri bu fani dünyada bırakıp gitti.

Ailesini, Fotoğraf sanatçılarını, ressamları, şairleri, öksüz ve yetim bıraktı.

Ruhu şad, Mekanı cennet olsun.

Mehmet Karaçor, unutulmayacak iyi bir insandı.

Allah’ın rahmeti üzerine olsun..

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI