:: 19 Nisan 2019 Cuma

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erhan YILDIRIM Erhan YILDIRIM

MEHMET ALICI

12 Nisan 2019 Cuma 11:38

Sevgili Mehmet Amca beni kırmayıp değerli zamanınızı bana ayırdığınız için çok teşekkür ederim

Bende  hazırlamış olduğunuz bu güzel proje için sizi kutluyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

-İlk sorum şu olacak nasıl bir evde doğdunuz ? Biraz bahseder misiniz ?

Ben 1948 yılında doğdum. Eskiden huğ olurdu. Uzun bir huğ.  (Çukurova yöresi kültüründe bir mekan ismi : yoksul olan ailelerin ot,çalı ve çamur gibi malzemeler kullanarak  inşa ettikleri ev.) Öyle bir yerde doğmuşum. Üstü ve  kenarı çalı, yer seviyesindeydi.  Babam fakir bir insandı ismi Yusuf’tu. Ağaların yanında çalışırdı. Balıkçılık yapardı. Balık tutar ve  satardı. Geçimimizi o şekilde sağlardık.

-Kelahmet Köyü’ne geçişiniz nasıl gerçekleşti ?

Bizim  ilk köyümüz Berdan Irmağı’nın kenarındaydı. Devlet selden dolayı kaldırdı. Bizi  Kelahmet köyüne koydular. O zaman üç ağa isimlere göre köylere ayrılmış. Hasan ağa ,Ali ağa, Kel Ahmet ağa.

- Okul hayatınız nasıl başladı ?

 Köyümüze okul 1953 yılında yapıldı.  Orada ilkokula başladım. Bir hafta gittim geldim fakat sonra  öğretmen  beni okula almadı. Kamil isminde bir amca vardı. Muhtarın birinci azası.  Elimden tutup beni tekrar okula  götürdü.  Yaşım küçük olduğu için öğretmen beni okula  almamış. Daha sonra azanın konuşmasıyla beni geri aldı. İlkokulu  köyde bitirdim.

Okul sonrası baba mesleği  balıkçılık yaptım. Ağaların yanında çalışırdık. Yaşımız gelince askere gittim. Bölük komutanı benle birlikte 2 kişiyi çağırtmış. Yazıcı arıyorlarmış.  diğerleri lise ve ortaokul mezunu; ben ise ilkokul mezunuyum. Orada bulunan teğmen de takım komutanıydı. Teğmen bölük komutanına “ Komutanım bu ilkokul mezunu ama çok farklı bir adam” dedi. Neyi kastettiğini anlamadım. Komutan “Bana bak burada yazıcı olacaksın, eğer 15 gün içinde her şeyi öğrenmezsen seni falakaya yatırırım, top başına gönderirim” dedi. Ben de “Komutanım ben solağım” deyince oradaki teğmen, komutana “ komutanım bakın gördünüz mü? Dürüstlüğü var” dedi. Oradan da teskereyi aldık geldik.

-Askerlik sonrası nasıl hayata atıldınız ?

Askerlik sonrası beş kardeşimle  çiftçiliğe başladık. Onlar ufaktı. Benimle Sabiha Hanım büyüktü.

-Tarsus’a gelişiniz nasıl oldu ?

1970’li yıllarda Tekke mahallesindeki Barutçuların  fabrikasının orada yedek parça, elektrik malzemesi işine girdim. 1976 yılında Karakaya Pasajının  orada demir ticaretine başladım. İşi ben kendim akıl ettim. Demirin ne olduğunu bilmezdim. Benim hayatım hep ticaretle geçti. İçimdeki girişimci ruhu beni körükledi.  O dönemde Tarsus’ta demir işini yapan 3-4 kişi vardı.  Orada 8-10 yıl kadar kaldık. O zaman orası kiraydı. Daha sonra şu anki bulunduğumuz yeri aldık.  1990 yılında da buraya taşındık.

-Bu iş yerine geçişiniz nasıl oldu ?

Burası Kürklülerin teyzesininmiş. Mersin’den bir emlakçı meslektaşınız ilgileniyordu. Onun tabelası vardı. Ben telefon ettim. Mersinde bir iş hanındaymış yeri, oraya gittik. O şekilde aldık ve  başladık.

 

-Tarsus’taki ilk evinize geçişiniz nasıl oldu ?

Bizim daha önce Fatih Mahallesinde evimiz vardı. Orada 2-3 sene kaldım. Baktım mahalle bize dar geliyor, olmuyor yani. Polisler haftada 2-3 defa mahalleye gelirdi. Bizim eve hiç girmezlerdi. Onun içinde mahalle bizden şüphelenmeye başladı.  En iyisi buradan çıkalım dedik. Bir gün İstanbul’a gideceğim otobüsüm  gece saat 9’da. Makamın orada meydan kahvesi var, otobüsler oradan kalkardı. Elimde çanta eve giderken Fatih mahallesinden 5-6 genç durdurdu. “Nereye gidiyorsun “ dediler. “İstanbul’a” dedim. “Bu ne dediler” “çanta” dedim. Bana saldıracaklarken birisi tanıdı bizim mahalleden Mehmet Alıcı dedi. Beni bıraktılar. Geldim daha sonra Kasım ekenlerin evi var oradan geçiyorum. Otobüse kavuşmaya çalışıyorum. 5-6 tane sağ görüşlü gençler. Dur dediler. Mecbur durdum. Onlar da” bırakın bu bizden” dedi. Oradan da dayaktan kurtulduk. Bunlar aynı gün arka arkaya oldu. Ülkenin durumu böyleydi. Yabancı geldiği zaman pataklarlardı. 

-Daha sonra hangi mahallelerde oturdunuz ?

Sayman caddesinde (Cumhuriyet Lisesi’nin arka caddesi)  5 katlı bina vardı.  Ben yaptırmıştım. Kardeşlerimle ortaktık.Her birimize daire düştü, daha  sonra oradan çıktım. Şimdiki olan yerime, hastaneye yakın olan yere geçtim. Daha sonra da 2010 yılında Şehitler Tepesindeki Zirve Konutlarına geçtim.

-Evde zaman geçirir miydiniz ? 

Evimiz bahçeliydi. Fakat ben bahçeye  bakamazdım. Hanım bakardı. İşimiz çok yoğundu.

-Ticaretin içinde olunca ister istemez gayrimenkul ile işiniz oluyor. Gayrimenkul alırken nelere dikkat ederdiniz o zamanlar? Önceliğiniz dükkan mıydı, arsa mıydı ,konut muydu?

Eski yıllarda tarla ön plandaydı.  Kardeşlerimle beraber bin dönümden fazla tarla aldık. Ama şuan ortak değiliz, ayrıldık. Ondan sonra bu işyerine  geldik, biraz önce bahsettiğim evi aldık. Daha çok dükkan almaya niyetlendik. Kardeşlerimle ayrıldıktan sonra artık tarla almadım.2006 yılında şirketi çocuklara devrettim. Boşa düşünce zamanım çoğaldı. Köye varmadan  bir yer yaptırdım. Suyunu elektriğini çektik. Orada oyalanmak için bahçe yaptık.

-Tarsus’un gayrimenkul piyasasını o yıllardan bu yıllara biliyorsunuz. Sektör neredeydi, nerelere geldi? Gayrimenkul sektörünü nasıl görüyorsunuz?

Eskiye göre çok iyi. Bakacak olursan sadece Tarsus değil. Biz Mersin’de de iş yaptık. Ülke çok ilerledi. Mesela şimdiki evler hayaldi. Bununla birlikte tabi ki krizlerde yaşadık.  Biz en az 3-4 kriz geçirdik. Krizin biri 2001. O bizi çok geriye attı. Çok şükür diğer krizlerden etkilenmedik. Şimdi kriz her yerde var değil mi? Ama Alıcı’da çok şükür yok.  Tedbiri aldığımızdan dolayı etkilenmedik. Emlak işi, eskinin on katı. Şimdi  durgun olduğuna bakmayın. Yeniden hareketlenecektir.

-Eskinin ticaretiyle şimdinin ticaretini karşılaştırabilir misiniz?

Eski zaman söz geçerliydi.Millet peşine döndü şimdi veresiye veren kalmadı. Eskiden söz yetiyordu. Şimdi söze güvenmek olmuyor. Eski yıllarda ki  ticaret ahlakı şu an yok.

 

-Siyasetle  ilgili teklif aldınız mı?

Haliyle zamanında gelip bizle çalışır mısın diye teklif eden çok  parti vardı . Ama hiç birini kabul etmedim. Ben siyaseti sevmedim.  Siyasette kazandığın zaman tepedesin, kaybettiğinde de dipte olursun.Ben Tarsus’ta nereye gidersem gideyim çok iyi adam, dürüst adam, hayırsever adam derler. Ama siyasete girseydim öyle olmazdı. O yüzden ben girmedim.

-Gayrimenkul alımında dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir? Bir gayrimenkuldeki ilk baktığınız şey neydi?

Odun beş eder, hanım aş eder, dükkan köşe eder. Yani köşe başı olması. Gelecek vaat etmesi önemli.

-Bir gayrimenkul danışmanında aradığınız özellikler nelerdir?

Dürüstlüğüne. Verdiği söze sahip çıkıyor mu ona çok dikkat ederim..

-Tarsus’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ben memleketi sevdiğim için nereye gitsem ben memleketimi övmüşüm.  Ülkemizi şehrimizi seviyorum. Ufak tefek hatalar olabilir o da yöneticilerden kaynaklı.

-O zamanlar imkansızlıktan dolayı okuyamadınız. Şimdi ki imkanlar olsaydı üniversite okur muydunuz yoksa yine ticaret ağır mı basardı?

O soru biraz zor. Para olsa okurduk. Ama okuyamadık.

- Şimdiki gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Onlar bir kere tahsilli olacak. Çalışkan olacak, saat gözetmeyecek. Geç kaldım falan yok, işini bitirecek. İkincisi dürüst olacaklar. Böyle yapan her genç başarır. Ben sırtıma  demir alıp  müşteri arabasına çok yükledim. Müşteri velinimetimizdi. Halen de öyle.  Şimdiki gençler çalışmadan yorulmadan bir şeylere sahip olmak istiyor o da olmuyor.

Sevgili Mehmet amca son olarak beni kırmayıp değerli zamanınızı ayırdığınız için size çok teşekkür ediyorum. Sağlıklı  ve mutlu bir yaşam diliyorum. Saygı ve Sevgilerimle,

Böyle bir projede bana da yer verdiğiniz için ben de size teşekkür ederim.

 Tebrik  ediyorum. İşlerinizde kolaylıklar ve başarılar dilerim.

 

 

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI