:: 24 Eylül 2021 Cuma

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Duygu SUCUKA Duygu SUCUKA

Mersin Günlerindeyiz

12 Mart 2015 Perşembe 17:53

Ankara’daki Atatürk Kültür Merkezinde, çeşitli illerin tanıtım günleri yapılır. O ile özgü yöresel iş ve işlemeler, kültür ve turizme dair her şey, gıda ürünleri, yiyecek içecek stantları açılır ve halka sunulur, satışı yapılır. En çok da Ankaralılar bu sunumlardan faydalanır.

Ankara’da Mersin Günleri ilk kez yapılıyor. Mersin’in tanıtımı anlamında son derece önemli bir organizasyon. Mersin Valiliği tarafından desteklenen, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin önemli katkılarıyla hazırlanan tanıtım günleri Mersin için çok önem taşıyor.  12-15 Mart 2015 günlerinde, 4 gün boyunca devam edecek.Açılış günü ilk saatlerde orada idim. Henüz kurulumu tamamlanmamış olan stantlar için ürünler taşınıyor, bir taraftan da kurulmuş olan stantlardan insanlar ürün ya da hediyelik eşya alıyor.

Ankara’daki Mersinli olarak bu etkinliğe gitmeyi bir görev bildim. Güneydoğum Derneğinden arkadaşlarımla birlikte stantları gezdik, küçük alışverişler yaptık, en çok da Sarıkeçililerden birilerine rastlar mıyız diye bakındık.

Sarıkeçililer dedim çünkü onların tanıtımda önemli yer tutacaklarını görmüştüm ilanlarda. Yörük ürünleri satan stantlar oldukça fazlaydı ama ara ara sormama rağmen ben Sarıkeçiliyim diyen birine denk gelmedim. Bu arayışımın nedeni 8 Mayıs 2015 günü Mersin’de, Mersin Üniversitesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Güneydoğum Derneği tarafından yapılacak olan Toros Yörükleri konulu sempozyum için hazırlık çalışmaları içinde olmamızdır.Geziyoruz stantlar arasında. El işleme iğne oyaları, hediyelik eşyalar, en çok da Silifke yoğurdu ve tahta kaşıklar dikkatimi çekiyor. Silifke’nin yoğurdu oyun havasıyla ve tahta kaşıkla oynanan folklor oyunu çok bilinen bir Silifke oyunudur. Gösterileri izleme fırsatım olmadı ama o oyunun da orada oynanacağı muhakkaktır.

Mersin’in her ilçe belediyesinin standı ayrı kurulmuş. Kendilerine özgü ürünler, tanıtımlar, ikramlık tatlılar sıralanmış ziyaretçilerini bekliyor.

Büyükşehir Belediyesi standının önüne gelince duruyoruz. Cezeryeden yapılmış gemi maketi. Öyle sıradan gemi değil bu. NUSRAT MAYIN GEMİSİ. Çanakkale Zaferinin sembolü Nusrat adlı Mayın Gemisi. Cezeryeden yapılmış kocaman bir maket. KOCAMAZ’ın Kocaman Nusrat’ı.

Neden Kocamaz’ın Nusratı diyorum?

Bu gemi, bu tarihi eser, bu zafer sembolü, bu kahraman nesne, bir kenarda atılmış, çürümeye terkedilmiş, hiç kimsenin umurunda değilken, o zamanın Tarsus, şimdinin Mersin Belediye Başkanı Burhanettin KOCAMAZ tarafından önemseniyor. Sayın Kocamaz gidip Çanakkale’den Nusrat’ı alıp getiriyor ve Tarsus’un çıkışına koyduruyor. Sonra bir güzel bakımdan geçirtip turizme kazandırıyor. Bugün Tarsus’un önemli sembollerinden birisi olarak geleni geçeni selamlar Nusrat. Çanakkale Savaşında, Çanakkale Boğazı’na düşman gemileri için mayın döşeyen ve Çanakkale’yi geçilmez kılanlardan birisi olan Nusrat.

Evet, cezeryeden yapılmış Nusrat maketi önünde durdukça durduk, fotoğraflar çektik, duygulandık. Cezerye Tarsus’un sembolü, Nusrat da Çanakkale Savaşının. Ve Nusrat’a sahiplenen Başkan Kocamaz’ın kocaman Nusrat maketi bizi çok gerilere götürdü, duygulandırdı, etkiledi. Oradan çoktan ayrıldım ama hala o duyguların yoğunluğunu yaşıyorum.

Yine etkinlikten, yörük yaşamından fotoğraflarla süslenmiş büyükçe bir afiş dikkatimi çekiyor; “Ey Ağalar Beyler, Toroslara çıkın bir bakın. Nerede bir kara yörük çadırı görürseniz, dumanı da tütüyorsa dünyada hiç bir güç bizi asla yenemez. M. Kemal ATATÜRK.”

Yörüklerle ilgili her şeye takılmamın nedeni de yakın zamanda yapmayı planladığımız Toros Yörükleri konulu çalışmadır. 8 Mayıs 2015 günü, Mersin Üniversitesi’nde gerçekleşecek olan bu çalışmaya buradan tüm yörük camiasını davet ediyorum.

Ve büyük bir organizasyonla, büyük emeklerle gerçekleştirilmiş olan Mersin Tanıtım günlerinde emeği geçen herkesi kutluyorum.Ve bir not eklemek istiyorum:

Devamlı etkinlik yapılan, çeşitli tanıtım günlerine ev sahipliği yapan, birçok konuda insanları ağırlayan, her gün binlerce insanın akın ettiği Ankara Atatürk Kültür Merkez, bakımsızlığıyla, mezbelelik haliyle ön plana çıkmış durumdadır. Bir an evvel bu durumdan kurtarılıp daha çekici ve cezbedici bir görünüme kavuşturulması gereklilik arz etmektedir.

12 Mart 2015

duygusucuka@hotmail.com

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI