:: 25 Mayıs 2022 Çarşamba

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

NE OLDUM DEME NE OLACAĞIM DE

27 Aralık 2021 Pazartesi 10:16

Ne demişler?

-Paranı ver, gönlünü ver, selam ver, canını ver.  Ama SIRRINI VERME!

-Günlerini say, servetini say, büyüklerini say. Ama YERİNDE SAYMA!

-Emek ver, kulak ver.. Ama, hiçbir zaman BOŞVERME!

-Satıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol.

Ama, BÖLÜCÜ OLMA.

-Eşini beğen, işini  beğen, aşını beğen.

Ama  KENDİNİ BEĞENME!

-Fidan büyüt, garip doyur, çocuk besle.

Ama KİN BESLEME!

-Davet et, hayır et, AffetTövbe et.

Ama, İHANET ETME!

-Hedefe koş cihanda koş, yardıma koş,

ama ORTAK KOŞMA!

-Elini aç, gözünü aç, kapını aç.

Ama AĞZINI AÇMA!

-Okumaktan zarar gelmez. Oku ama, LANET OKUMA!

-Rakibini geç, sınıfını geç.

Ama GÜLÜP GEÇME.

-Ev al, araba al, abdest al.

Ama BEDDUA ALMA!

-Zulmü devir, nefsi devir,

ama ÇAM DEVİRME!

-Yaklaş konuş, tanış. Ama UŞAKLAŞMA!

-Doğrul, devril ama, EĞRİLME!

-Seslen, uslan,  ama YASLANMA

-İtil, atıl, ama asla SATILMA!.

***

Değerli okurlar, Bugün çok değişik bir yazıyla giriş yaptım köşeme..

 Yukarıda yazdıklarıma uyabilirsek ne ala. Ama olmuyor.

Varsa masan, varsa kasan her şey tamam.

Olsun bakalım nereye kadar olacak?

***

NE DEMİŞLER?

Mağrurlanma padişahım. Senden büyük Allah var.

Neler geldi, neler gitti. Ne ağalar geldi, ne paşalar geldi. Ama hepsi terk etti gitti.

O gitmez denilen insanlar.. Beyaz atlara bindiler ve birer birer gittiler. Bir daha da geri dönmediler.

İşte bu dünya böyle dünya.

Bu yalan dünyada herşey böyle. Bunlardan bir ders alabilsek olmaz mı?

Ama nerde?

***

DİYORUM Kİ!

Sakın laf getirip  götüren olma.

Bir makama gidip salyalarını akıtma.

Bir işin varsa harbiden söyle. Makam sahibine gidip Ahmed’i Mehmed’i kesme. Kimseye iftira atma.

Yaranamazsın hiç boşuna uğraşma.

Dün bir makamda birilerini kesersin ama bir günde seni keserler o makamda.

Bu da makam sahiplerinin işine gelir. Bunu da unutma.

Evet… Yazacak konu  çok.Ama bugün bana ayrılan yer bu kadar.

Bu Tarsus’ta yaşamak çok zor bir iştir ama yinede Tarsus’ta yaşamak ayrıcalıktır..

Bizde  Allahım ömür verdi, cemiyetin içinde 55 yıl yaşamışız. Bu kadar getir götürcülere  ve dedikoduculara rağmen nasıl dayanmışız.

Dokunma zülfüyare. Dokunursan senden kötüsü olmaz. İşte bu Tarsus böyle.

100. YIL

Bugün Tarsus’un Düşman İşgali’nden Kurtuluşunun 100. Yılı.

Allah’ım, Türkiye’mizin ve Tarsus’umuzun düşman işgalinden kurtuluşunda şehit düşenlere rahmetini esirgemesin.

Şu an hayatta kalan yoktur. Kurtuluş savaşında gazi olup sonradan hayata veda edenlerede rahmet diliyoruz.

Bu topraklar kolay kazanılmadı.

Rahmetli dedem 1957 yılında  bana anlatırdı, Tarsus’un kurtuluş savaşını. O  zaman anlatırken gözleri dolardı dedem HACI HÜSEYİN ERDOĞAN’ın. Dedem 88 yaşında iken 1958 yılında vefat etti.

Kurtuluş yıllarının kaç kaç olayı, kurtuluş günlerini çok güzel anlatırdı.

Çocukluğumda bunlar benimde beynime kazındı.. O yıllar ben 11-12 yaşlarındaydım.

Dedemin anlattıkları hala kulaklarımda.

Eskiden kurtuluş bayramları bir başka güzel olurdu. O zaman bu bayrama Çete bayramı denirdi. O yıllar Tarsus’un kurtuluş günü 5 Ocak’ta kutlanırdı. Ama  12 Eylül sonrası Tarsus’un kurtuluşu 5 Ocak’tan 27 Aralık’a alındı. Mersin’in kurtuluşu 3 Ocak, Adana’nın kurtuluşu 5 Ocak olarak  tescillendi.  O zaman Yenimahallede köprü başından atlarla 25-30 çete gelirdi. Esnaflar arabalarını süslerdi. En azından 30’a yakın esnaf arabası resmi geçide katılırdı. Kuaför, berber arabasını süsler, mesleğinin görüntüsünü verirdi. Birde demirciler ile kebapçılar ilgi görürdü. O günlerden bu yana ölenlere Allah’tan rahmet, kalanlara sağlık ve sıhhat diliyorum. Şimdi nerde o eski bayramlar?.

Ben tekrar Tarsus’un Düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yılını  canı gönülden kutluyorum.

O dönemin şehit ve gazilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı. Bugün bizlerde olmazdık.

KURTULUŞ BAYRAMIMIZ TEKRAR

KUTLU OLSUN..

 

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI