:: 24 Ocak 2020 Cuma

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

NE YAZARSAN YAZ

07 Ekim 2019 Pazartesi 10:00

Birçok ciddi konuda yazı yazıyoruz. Cevap yok.

Tarsus'un birçok değeri var. Ama şu anda elimizde bir şey kalmadı.

Bakın ..

Bugünlerde Adana'da bir festival yapılıyor.

Adana Valiliği açıklama yapıyor. “Adana Gastronomi günlerine dünyanın her tarafından insanlar davet edildi. Bu etkinlikleri en az 300 bin kişi izleyecek” diyor.

Adana kent ekonomisine katkı sağlayacağı belirtilen Adana Lezzet Festivalinde en uzun şişte kebap pişirmek için rekor denemesi yapılacakmış.

Bakın ekonomiye gelir getirecek olaya.

Biz neden burada yapamıyoruz.

Maalesef  yok.

TARSUS'UN ÜRÜNLERİ!..

Bakın bizde neler vardı?

Başta Fındık lahmacunu  ünlüydü.

Fındık lahmacunu bölgede ve Türkiye genelinde meşhurdu. İstanbul'a bile buradan Fındık lahmacunu giderdi, elimizden gitti.

Humus, Tarsus'un en ünlü yemeğiydi. Ama Humusumuza da sahip çıkamadık.      

Kebabımız yine aynı keza.

Bizde sarımsaklı kebap bile yapılırdı. O kadar meşhurdu ki. Bu da elimizden gitti, Adana'ya mal ettiler.

İddia ediyorum. ŞALGAMIN ANASI DA BABASI DA TARSUS'TUR. Ama Şalgamımıza da sahip çıktılar.

Cezeryemiz meşhur değil miydi? Eskiden  Cezerye bayramları yapılırdı.

Bir Manisa mesir macunu festivali  gibi cezerye  günü yada festivalini neden yapmayız?

Geçmişte yaptık.. En büyük katkıyı biz verdik. 30 yıl evvel yapılanlar bugün yapılmıyor.

Boyanımız zaten meşhurdu. O da gitti.

Eskiden “Cevizli Baklava” Tarsus'ta bir taneydi. Bu alanda da her tarafa hakimdik. Trenlerde bile cezerye satılırdı. Hepsi mazide kaldı. Kimin umurunda.

Her şeyimiz elden gitti.

Bugün buradan yetkililere söylüyorum.

Başta kaymakamımız KADİR SERTEL OTCU, Belediye başkanı HALUK BOZDOĞAN, Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı RUHİ KOÇAK, Ticaret Borsası başkanı MURAT KAYA..

Mersin Büyükşehirinde katkısı olsun!...biz isteyelim veren verir, vermeyen vermez..Biz Tarsus için isteyelim...

Gelin bu ateşi yakalım. Türkiye'nin her tarafından insanları buraya davet edelim. Bir şeyi ortaya koyalım. Mesela kebap mı olur, Humus mu olur, Şalgam mı olur..?

Geçenlerde bir ulusal TV 'de çıktı. Humus Tarsus'un tescilli ürünü dediler. Bizler buna sahip çıkalım. Bunu kaymakamımıza ve belediye başkanımıza burdan yineliyorum.

Ama yok”! Olmaz. Bizde varsa yoksa dedikodu.

Birileri  belkide bu yazıyı bile dedikodu malzemesi yapacaktır bugün!

 

NELER NELER VARDI!

Bu yazdıklarım sadece ana başlıklar.

Bu Tarsus'ta neler vardı neler. Şu anda patentli olarak bir iki ürün kaldı. Cezerye ve şalgamın patentini aldık, ama icraat yok. İşte Adana, bütün ürünlerimize sahip çıkıyor.

Bugünlerde en uzun ŞİŞTE ET YARIŞMASI yapıyorlar. Bunu en az 300 bin kişinin izlediği belirtiliyor.

Bizde ürünlerimizi seçip ona göre bir rekor denemesi yapalım.

Bizim ürünlerimiz çok diyoruz, ama kimse sahip çıkmıyor.

Bu işin başı ve lokomotifi belediye başkanıdır, kaymakamdır. Bu iki kent yöneticimiz bir girişim yapsın, bizlerde birikimimizle destek vermeye hazırız.

Hiç olmazsa, bir gün iki günde olsa bu kente hareketlilik gelir.

Yukarıda saydığım ve adlarını yazdığım ürünlerin tamamı bizim bu memleketindi. Halk tabiriyle bunların anası da babası da Tarsus idi.

Eskiden bir Paça  konusu vardı. Adana'dan ve Mersin'den paça içmeye insanlar Tarsus'a gelirlerdi.

Birincisi, Kontun paçası vardı Altından geçmenin ordaydı.

İkincisi Yapı Kredi Bankasının bitişiğindeki arada Kör Mehmet'in  paçası vardı.

Üçüncüsü Göz Palas'ın orada Fikri'nin paçası vardı. Adana ve Mersin'den insanlar bu paçacılara gece saat 02. de 03 de insanlar gelirdi, paça içmeye. Hem de Adana ve Mersin'den gelenler bile vardı.

Bu gibi olaylara sahip çıkmazsanız bir gün unutulursunuz, başkası sahip çıkar.

 

ŞANSIMIZDAN MIDIR NEDİR?

TOBB başkanı Hisarcıklıoğlu’nun  işinin çokluğundan mıdır nedir? Türkiye'de esnafın en büyük temsilcisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)  başkanı Mersin'de ve Adana'da saatlerce kalıyor, Tarsus'a ise gece yarım saatliğine geliyor. Yani lütfen olsun uğruyor ve gidiyor. Sonra “Tarsus'u ziyaret ettik” deniliyor. Bu durumda Rifat Hisarcıklıoğlu beyefendiye kim soru soracak, kim bir şey isteyecek? Ne var, Hisarcıklıoğlu bu kente gelince de 3-5 saat kalsa, bir gün kalsa olmaz mı?

“Uğradı desinler diye uğruyor” sanki... Vay Tarsus'um vay.. Türkiye'de ilk Ticaret Odasının kurulduğu, ilk ışığın yandığı yere ya geçerken ya dönerken uğranılıyor...

 

1986'DAKİ TIP BAYRAMI

Geçmişte 1986 yılında bir Tıp Bayramı yaptık. O zaman bu işin organizesini ben yaptım. O günleri hatırlayanlar varsa hatırlasın. O zaman üst geçit yoktu. Hastanenin oradan bir yürüyüşle kalabalıkla caddelerden geçti. Kaldırımlarda insanların alkışladı. En az 10 bin kişi geldi. Bakanlar geldi. Ulu Cami önünde toplandık ve Tıp bayramını bahane ederek cezerye dağıttık , cezeryemizi iyi  tanıttık.

Ama devamı gelmedi. Bu güzel anılar  tazelensin, bu şehir yeniden canlansın.Akşam saat 6'dan itibaren kimse kalmıyor caddelerde. Bu kenti canlandırmak için etkinlikler yapılmalı. Yukarıda saydıklarımızın yarısını bile yapamıyoruz. Dün gazetelere baktım. Hep Adana'dan bahsediyor. Herşeyin Tarsus'ta olduğunu söylüyoruz.

10 bin yıllık kent diyoruz. Evliyalar enbiyalar kenti diyoruz. Ama hepsi lafta kalıyor.

 

ESHAB-I KEHF

Mesela bu kentte bir Eshab-ı Kehf var. Burasının çevresi çok pis. Esnaflara yer ayrılmış, her gelen istediği yere tezgah açıyor. Bu konuda çok şikayet var.

Buraya bir düzen getirilmeli.

Çiçeği burnunda kaymakamımız ve belediye başkanımız gidip gördüler.

Konuyu biliyorlar. Birde Adana Vakıflar  Bölge müdürlüğü ve Mersin Büyükşehir belediyesi konuya el atmalı bu hususta saydığım 4 kişi ve kuruluş bu işe el atmalı.

Bu işe sayın valimizi de , siyasilerimizi de katarak bu Eshab-ı Kehf'e bir düzene sokalım.

Üstelik eski bakanımız TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu başkanı Lütfi Elvan da destek verecektir.

Buraya en son Pazar günü gidenler görmüştür. Oranın halini.Bu Eshab-ı Kehf'e  hafta sonlarında  Pazar günü bile en az 20 bin kişi gidiyor.

Ama oranın çevre düzenlemesini kimse beğenmiyor.

 

BUGÜN YENİ BİR HAFTA.

Bu yeni haftada acı gerçekleri dile getirdim. Elimizi taşın altına koyarak aksaklıkları düzeltelim diyorum.

Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan bu saydığım konulara el atmalı. Kendisini cumartesi günü aradım, ama telefonla ulaşamadım. İnşallah  bugün bu yazımı okur ve bize döner.İlgisine şimdiden teşekkür ederim.

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI