:: 21 Eylül 2020 Pazartesi

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ERDOĞAN Mustafa ERDOĞAN

NERDE KALMIŞTIK?/12 EYLÜL 1980

16 Eylül 2020 Çarşamba 13:17

Hayat böyledir.Kadersizliğimiz aniden başladı.

Tarih 25 Ağustos 1980 Cuma. Gazetemiz Tarsus Ekspres'in ilk sayısı çıktı. Tarih 12 Eylül 1980  tarihinde gazetemizin açılışını yapacaktık.

Açılış günü için davetiyeler dağıtıldı.

Akşamdan gazetemizin önü çiçek bahçesi oldu. İnanasınız gelmez.

O dönem   olaylar yaşandığından herkes

gazetesini kapatırken biz gazete açıyoruz.

O dönem  gazetecilerinden merhum

 FETHİ ÇEVİKASLAN yanımıza geldi ve “Mustafa bey herkes  zor durumda ve gazetesini kapatıyor, siz ise yeni gazete açıyorsunuz” dedi.

Bende “olsun” dedim.

O yıllar anarşiden sıkıntı var. Yılların Tarsus gazetesi bile kapanmış. Tarsus'ta günlük olarak bir  Yenises gazetesi ayakta, birde arada bir TEVFİK URBAY'ın yayınladığı

Zafer gazetesi çıkıyordu.  Bu çıkan gazetelerde sağ patentliydi. Biz ise CHP'nin de haberlerini yazabilmek, halka duyurabilmek için gazetemizi çıkardık. Bütün CHP'liler o dönem ''CHP'nin haberlerini yazacak bir gazete çıkıyor” diyerek sevinmişlerdi.

1960'larda Celal Kargılı'nın çıkardığı gazeteden sonra 20 yıl sol görüşlü gazete çıkmamıştı.

AŞTARAFI 1’DE- Ali Haydar Eyüboğlu, Ali Boltaç,  Cahit Erkaya, Mehmet Karayılan, Suat Akkaş, Hüseyin Telli, Galip Kara gibi sol görüşlü ve CHP'nin ileri gelenlerinde  bir sevinç vardı. Bu ağabeylerim beni evlat diye çağırırdı. Bunlar gibi daha yüzlerce isim vardı. Bugün hepsi merhum oldu. Allah, hepsine rahmet eylesin. Bu büyüklerimizin hepsi de Tarsus Ekspres  çıkacak diye seviniyordu.

 İlk yayınımız 25 Ağustos 1980 tarihinde çıktı. 12 Eylül'e kadar provamızı yaptık.

O yıllar büyük parkın içinde NECİP ÖZKARDEŞLER'in Park gazinosu vardı. Havuzunun içinde sandal dönerdi. Orada toplandık, gazetemizin çıkışını görüştük. Ben o yıllar Tarsus Bakkallar Derneği başkanıyım  , aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası  Meclis başkan vekiliyim, bir sürü görevim var. Orada gazetenin mizanpajını belirledik. 1980 yılında Eylül ayında bine yakın gazete dağıtıyorduk. Her tarafta  sevinçle gazetemizi karşılıyorlardı.

Arkadaşlarım KAPLAN YILMAZ, FETHİ ÇEVİKASLAN ile  bir liste yaptık.  Her gün bin tane gazete dağıtıyoruz ve bize ulaşanlar “bana da gazete gönder” diyor. Ardından 12 Eylül ihtilali oldu. Kimse gazete okumaz oldu. Tiraj 200 adete düştü. Yani bin aboneden 200'e indik. Bu ihtilal böyle bir etki yarattı.

****

Gazete çıkarmak meşakkatli bir iş.

Hele birde gazetemizin açılış günü ihtilal olması yok mu?

O yıllar Nacarlı'daki evimden işyerine gidip geliyorum. Ama yolda  askerler çevirdi ve “İhtilal oldu,  evine dön” dediler.

O dönem Bakkallar Derneği başkanıyım, ve gazetemizi çıkarıyorum. İşimiz gücümüz var. Ama bana evine git diyorlar.

Ben 1960 ihtilalini de gördüm, 1980 ihtilalini de. Yani iki ihtilal yaşadım. O dönem AP ilçe başkanı Yaşar Demirci, CHP ilçe başkanı Ali Boltaç idi. Birde MHP'nin ilçe başkanı vardı. İhtilal olunca tüm partiler feshedildi. Milletvekilimiz ALİ HAYDAR EYÜBOĞLU ve RAMAZAN ÇALIŞKAN meclisteydi.

 İSMAİL ÇATALOĞLU, TALİP ÖZDOLAY da senatördü.

Tarsus Belediye başkanı DEVRİŞ SEFA ÖZŞENOĞLU, kaymakam NİZAMETTİN GÜVEN idi. 12 Eylül oldu, tek görevde kaymakam kaldı, diğer görevliler görevlerinden alındı.

İşte ihtilal böyle bir şey.

Bu dönemde bizim gazetenin açılışı yapılacaktı. 2 Astsubay ve iki asker ciple gazeteye geldi. “Bu gazetenin önündeki çiçekleri kaldırın”dediler. Üzerlerindeki yazıları söküp çöpe attık, Çiçekleri kaldırdık. İhtilal günlerinde izin alarak yeniden sokağa çıkabildik. En unutmadığım ise açılış için gelen çiçeklerin kaldırtılması idi.

*****

Gazeteyi kapat diyenler oldu. Ben kapatmam dedim. Dişimle tırnağımla kurduğum gazeteyi yaşatmak zorundaydım.

İhtilal olunca yeni aboneler olmaz oldu, abone olanlar bıraktı. Birde mürettiplerle uğraş.

Gazete akşamdan baskıya hazır olacak. Baskı  öncesi Borsadaki Sıkı Yönetim birimine gazete gidecek, gazete incelenecek ve  onay verilirse gazete basılacak. Onay verilmezse gazete basılamazdı. Ya da  beğenilmeyen haberleri görüp “bu haberi kaldırın” denirdi. O dönem yazılar el dizgisi ile yapılırdı. Mürettipler yeniden haber diz denilince itiraz ederdi, ama  sıkı yönetim  sorumlularının dediğini yapmak zorundaydık. Bazı günler gazetenin baskısı sabahlara kalırdı. O dönem neler çektik neler.

İhtilaller zor. Bu 12 Eylül bizim için kara gündü.  İhtilal öncesi Tarsus'ta hergün 4-5 adam öldürülüyordu.  Akşam saat 17 demeden esnaf kepenk kapatıyor insanlar evlerine çekiliyordu. E 24 çevre yolu, yani Nato yolu zaman zaman kapatılıyor ve bazıları lastik yakıyordu. Lastikçilerde eski lastik kalmadı. Lastikleri mahallelerin girişine yığarlar ve yakarlardı.  İhtilal öncesi ne Emniyet, ne jandarma o lastik dağlarına yaklaşamazdı. O günleri Allah bir daha göstermesin. O günleri yaşayanlar bilir. O dönem bir yaşında olan çocuk bile bugün 40 yaşını geçecek. 10 yaşında olan 50 yaşını geçecekti. O gün o şartlarda mahalleler bölünmüştü. kimse diğer grubun mahallesine giremezdi.

Benim not defterimde ve kitabımda var, hiç unutmam. Bakkallar derneği başkanıyım. Eski Buğday pazarındaki dernek lokalindeyim.  Yönetim toplantısı yapıyoruz Erdoğan Yalçın,  Haydar Beri, Kanber Aslan ve diğer yöneticiler bir araya geldik.

Yönetim kurulu üyemiz Duran Mülayim toplantıda izin aldı gitti.  “Müsaade senin" dedik... Motorsikletine bindi gitti. Onun  Şehitishak camisini dibinde bakkal dükkanı vardı. O dönem cep telefonu yoktu. Yarım saat sonra haber geldi, bakkal duran Mülayim vuruldu dediler. Dükkanının önünde anarşistler bu arkadaşı vurmuşlar. Biz cenaze yerine bile korkudan gidemedik. Ne olaylar ne üzüntüler yaşadık.

Bu  sadece bir olay. O dönem benim Ahmet Can 6, Tamer 5 yaşında, Önder 1 yaşında idi. Şimdi maşallah hepsi aile reisi oldu. Ahmet Can Erdoğan gazetemizin yazı işleri müdürü.  Allah'ım herkesin evlatlarını bağışlasın.

Zor güler geçirdik ihtilaller öncesi.

12 Eylülde Borsada yaşananları bir bilseniz. Bunları ileriki günlerde yazacağım kitapta işleyeceğim. Şu sıralar kafam karışık, kitabı bile henüz tamamlayamadım.

****

12 Eylül ihtilali olunca, Kaymakam NİZAMETTİN

GÜVEN belediye başkanı oldu. 6 ay süre ile belediye başkanlığına baktı, sonra Albay HANEFİ KÖRTİMUR geldi. Şimdiki kazı alanının yerinde Pazar yeri vardı.  Orada seyyar satıcılar vardı. İhtilal hükümeti oradaki esnafları bir günde kaldırdı. O yıllar şehre çok turunç vardı. Parkın içi, Yeşil yol turunç dolu idi.  Belediye başkanı  Körtimur limonu yasak etti, herkes turunç kullanacak” dedi.

Bütün darabalar maviye , binalar beyaza boyanacak dedi. Eski tip barakalar vardı. Şimdiki gibi modern daraba yoktu. Körtimur'dan sonra İSMAİL BATMAZ belediye başkanı oldu. Ardından 1983 yılında partiler tekrar kuruldu ve Demokrasiye geçilip 1984 seçimlerinde ANAP adayı VEYİS KEMAL ERDEM belediye başkanı  seçildi.

O dönem ben  oda başkanı olarak hergün askeri erkanın toplantılarında çıkan kararları uygulardık. O dönem gözaltına alınınca 3 ay geçse bile sizi kimse soramazdı. O dönem garnizon komutanları ile iyi diyaloglar içindeydik. Esnaflarımıza sahip çıktık. Kimse kuru iftiraya uğramadan geçirdi.

Tarsus’ta İlçe Jandarma komutanlığı şimdiki kaymakamlık binasının yanındaydı. Tarsus İlçe  Jandarma komutanı ise  kıdemli YÜZBAŞI MUSTAFA NACAK'tı. Şu an merhum olan Mustafa Nacak'a Allah'tan rahmet diliyorum.

İşte böyle neler gördük neler. Bugün biraz uzun  bir yazı yazdım. Ama bu yazacaklarımın binde biri değil. Bugün aramızda olmayanlara Allahtan rahmet diliyorum. hayatta olanlara sağlık ve uun ömürler diliyorum.

VEFAT EDEN ÇALIŞANLARIMIZ

Yine bu vesileyle gazetemiz bünyesinde çalışmış ve bugün  Hakk dünyasında olan  Mustafa  Nevzat Kayı, Fethi Çevikaslan, İdris Hazır, Hasan Çabuk'u rahmetle anarken, yine  bizimle çalışıp bugün emekli olan hayattaki  eski çalışan yazar, muhabir ve çalışanlarımıza sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

 

Allah'ım bir daha ihtilal dönemleri yaşatmasın,  böyle kara günleri ülkemize ve insanlarımıza göstermesin. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI