::
16 Temmuz 2024 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ KILINÇ ALİ KILINÇ

SAHİLLER VE SİYASET

09 Ağustos 2023 Çarşamba 17:54

 SAHİLLER ve SİYASET,

 Sahiller; kum ve deniz suyunun buluştuğu, mis gibi deniz kokusunun ve hışır hışır dalga seslerinin kulaklarımızı ve gözlerimizi okşadığı, burnumuza güzel kokuların ulaştığı nadir yerlerdendir. Bu bölgelerde insanlar dolaşmaktan, nefes almaktan ve yüzmekten çok zevk alırlar. Bazen de bu güzelim doğa parçaları insanların aşırı duyarsızlığı ve bencil davranışları yüzünden o cezbedici şeklini kaybeder. Şişe, poşet lastik ve insanların diğer atıkları ile kirlenir, yosun bağlar, insanları rahatsız edici kokular oluşur. Gözlerimiz de, kulaklarımız da o bölgelerden uzaklaşmaya çalışır. Bu süreçten sonra insan sağlığı açısından tehdit ve tehlikeler oluşmaya başlar.

Evet, sahiller gezinti yapmak ve yüzmek için eşsiz güzellikteki kara parçalarıdır. Fakat sahillerden derine doğru ilerledikçe tehlikeler de artmaya başlar. Oluşan yosunlar, mikrop barındıran sular, denizin içinde kalmış kayalıklar, sert dalgalar, köpek balıkları ve benzeri canlılar insanlar için hayati tehlikelere sebep olabilirler. Usta yüzücüler de olsa hiç istenmedik olaylarla karşılaşmak ihtimaller dâhilindedir. Neşe ve heyecan veren ortam birden sıkıntı, hüzün ve acı veren bir ortamlara dönüşebilir.

İnsanlarımıza ülkemiz topraklarının olduğu gibi, sahillerinin, ormanların ve diğer doğal güzelliklerinin de bizlere birer emanet olduğunun öğretilmesi ve anlatılması çok önemli bir görevdir.  Ülkemizin kalkınması için, özellikle balık etinin sofralarımıza kattığı güzellik, damağımıza verdiği tat, bedenimize sağladığı güç açısından düşünüldüğünde, tarifi mümkün olmayan değerler olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bu bilinçte olamamanın, bu güzelliklerin farkına varamamanın büyük bir kayıp olduğunu söylemenin abartılı olmayacağı kanaatindeyim.

Siyaset; devlet yönetimi ile devleti yönetmeye talip insanların temas noktası ve faaliyet alanıdır. İnsanlarımız özellikle “Siyaset, Tababet ve Diyanet” alanlarında konuşma ve fikirler ortaya koymaya çok isteklidirler. Bu konularda birikimimiz nedir?  Bilgi ve çalışmamız var mıdır? Bu durumu kimse kendine sormuyor. Hani bir söz vardır “ Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak.” Bu durum konuştuğumuz konuları daha da karmaşık ve zararlı hale getirebiliyor. İnsanlar arasındaki tartışmaların dozunu daha da artırabiliyor.

Konuştuklarımızın yanı sıra, bir de içinde yaşadığımız topluma faydalı olabilme, problemlerini çözüp dertlerine derman olabilme imkân ve kabiliyetlerimizi gözden geçirirsek toplumsal yerimizin belirlenmesi açısından önemli faydalar sağlar. Peygamber efendimiz (a.s) “ İnsanların hayırlısı, insanlara fayda sağlayandır.” buyurmaktadır. Mevlana “Kelimeleri yükselt, sesini değil; Yağmurdur çiçekleri büyüten, gök gürültüsü değil.”  İfadeleri ile konuşmanın çokluğu değil, taşıdığı anlamının önemli olduğunu hatırlatmaktadır. Konuşmalarımız bizi nereye ve hangi meselenin çözümüne götürüyor bu çok önemli bir hareket noktasıdır.

 Sahillerden denizlere doğru ilerledikçe tehlikeler artıp, sıkıntılar ortaya çıktığı gibi, siyasette de ilerleyip yükseldikçe huzursuz edici sataşmalar, sert tartışmalar ortaya çıkabilir, bunları bazen kurulan tuzaklar ve kumpaslar izleyebilir. İnsanlar tarafından sahillerin kirletildiği gibi, kişisel çıkarlar, doyumsuz rant elde etme duyguları yüzünden siyaset de kirlenmektedir. Kirlenmiş sahillerden insanların sağlıkları için uzak kalmaları gerektiği gibi, kirletilmiş siyasetten ve güvenini kaybetmiş siyasetçilerden de uzak kalmak, insanların ve toplumun istikbali için gerekli bir tutumdur.

 Siyaset bir bakıma düzeni sağlama, insanların ve toplumun bir düzen ve disiplin içinde yaşamalarına katkıda bulunma faaliyetidir.  Gazeteci Hasan Pulur 25 Mayıs 2011 yılında Milliyet gazetesindeki yazısında siyasetle ilgili şu satırları dile getiriyor. “  İskenderiye limanında gemiden un çuvallarını boşaltan hamallar çuvalları rast gele yere atıyorlar  ve bu arada etraf çuval yığınları ve un tozmaları arasında dağınık bir hal alıyor.. Bunun üzerine hamalbaşı hamallara ‘siyaseten koy siyaseten’ diyerek uyarıyor.” Yani çuvalları düzgün koyun, etrafı dağıtmayın, toz duman içinde bırakmayın demek istiyor.

Ne sahillerden vaz geçelim, ne de siyasetten. Ama sahillerde dolaşırken de, siyaset koridorlarında gezinirken de zeminin fazla güvenli olmadığını hatırlatmak, herkesin faydasına olur kanaatindeyim. Hem sahillerimizin, hem de siyasetin temiz tutulabilmesi için, herkesin yapabileceği faydalı işler, takınabileceği duyarlı tutumlar vardır, olmalıdır.

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI