:: 18 Temmuz 2019 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

SEVGİ VE EMEĞİN KARŞILIĞI!

11 Temmuz 2019 Perşembe 10:56

Şu yaz sıcakları çekilmez diyordum. Ama geçmişe dönük Nostalji sinemaları başladığından beri akşam olmasını iple çekiyorum.

Geçen hafta ilk olarak St. Paul Kuyusu meydanında Vizontele ile başlayan Tarsus’ta Yaz akşamları Nostalji Sinema günleri, aralıksız devam ediyor.

Tarsus Belediyesi tarafından bu yıl düzenlenen “Nostalji Sinema Günleri’ne elimden geldiğince katılmaya çalışıyorum.. İlk film 26 Haziran’da gösterildi, proğrama göre son film ise 26 Temmuz tarihinde halka sunulacak. Yani tam bir ay sürecek Sinema  Günleri şu yaz sıcaklarında içimizi serinletiyor.

Bizim çocukluk yıllarımızda  henüz teknoloji gelişmemişti. Yani 1970-1980 yılları arasında bunlar yaşanırken tüm Türkiye’de olduğu gibi halkın tek eğlencesi radyo yada sinemalardı.  Tarsus’ta da  sinemalar çok revaçta idi..  1980’li  ve takip eden yıllarda  her tarafta TV’ler çoğaldıkça sinemanın cazibesi kayboldu. O yıllarda annelerimizle, ailemizle gittiğimiz sinemalar yazlık olsun, kışlık olsun dolup taşardı..Bir Şar Sineması, Yeni Sinema, Aile Sineması, Saray Sineması, Levent, Yılmaz, Kanal,  Aydın sinemaları.. En son Güneş Sineması derken  15-20 yıl öncesine kadar Tarsus’ta açık sinema kalmadığını geçenlerde de yazmıştım.

Pazar günü Anıt mahallesinde Zügürt  Ağa’yı izlerken, bir insanın ne kadar zengin olsa da bir gün elindekilerin bir anda yok olabileceğini bir daha gördük..

Dün Kavaklı'da Selvi Boylu Al Yazmalım'ı izledik. Bisikletime atlayıp  bastım pedala. Kavaklı’ya vardığımda film yeni başlıyordu. Eski yazlık sinemalardan tek farkı bilet alınmıyordu. Kavaklı mahallesine girişte belediye ekipleri yolun içine en az 500 tane sandalye dizmiş.  Birde kamyonun birine sinema perdesi gerilmiş. Al sana yazlık sinema.. İnsanlar belediyenin ikramı mısırı yada ayçiçek çekirdeğini alıp istediği yere oturuyor.  Ömer abi ve Ali Erkeç, gelenlere mısır ve ayçiçeği ikram ediyor.  Çerezini alan başlıyor çıtlatmaya.. Eski sinema günlerine göre bir eksiklik Şehir Gazozu!..

Ve  ışıklar sönüyor.. Sonra Osmaniye’den bir aylığına kentimize misafir olarak gelen Duran Bozkurt usta şaltere basıyor,  o tren gibi “cıırrrrr.. cııırrrr” sesiyle film makinası çalışmaya başlıyor. Perde de  “Selvi Boylum Al Yazmalım” yazıyor.. Başrollerde Türkan Şoray ve Kadir İnanır.,.

Filmi izlerken eski sinema günlerindeki gibi sadece çıt çıt çekirdek sesi ve birde “Meşhur Tarsus limon dondurması, var mı isteyen” diye bağıran satıcının sesini duyuyoruz. Bu arada Kadir İnanır’ın  Asyaya kızıp ona sırt dönmesi, sarı saçlı kadına gitmesi ve  Türkan Şoray’ı oğlu Samet ile baş başa bırakması var perdede. Çoğunluğu kadın olan izleyicilerden yaşlı başlı kadınlardan bazıları ağlıyor. Aynı  bundan 40 sene önce Cetvel’de Kanal sinemasında film izlerken gördüğüm kadınlar gibi, Kavaklı’nın kadınları da Türkan Şoray’ın kaderine ağlıyor.

Filmin finalinde Türkan Şoray’ın oynadığı Asya, tutkuyla âşık olduğu İlyas’ı (Kadir İnanır) değil, ona ve çocuğuna emek veren Cemşit’i seçiyordu ve onunla gidiyordu..

Tabi perdede “THE END” yazısı çıkarken birçok izleyici ise Türkan Şoray ile oğlu Samet’in Kadir İnanır’ı es geçip gitmesini ve gerçek sevgiyi Asya ile oğluna veren Cemşit’i alkışlıyordu. O sahnede sevinç ile hüznü bir arada yaşadım bende bir daha! Tüylerim diken diken oldu. Ağlamamak için kendimi zor tuttum.

İşte herkesin izlediği  o filmden bugüne taşınan bir replik:

“Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.”

Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan’ın eski dönem başkanların düzenlediği Sinema günlerine ilaveten gerçek film makinasıyla oynattığı filmlere büyük beyaz perdede bakmanın tadına doyum olmuyor, şu sıcak Tarsus gecelerinde..

Ve halkın Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan’a sevgisi ile Türkan Şoray’ın söylediklerini karşılaştırıyorum.

Ne diyordu Türkan Şoray: “Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.”

Doktor Haluk Bozdoğan da mesleğini yaptığı yıllarda, bir Hüsnü Erdem gibi, bir Hayri Altay gibi hastalara emek verdi, muayene etti, ilaçlarını verdi, dostluğunu verdi. Çünkü sevgi emekti. Emek ise en kutsal değer..

2014 yılı seçimlerinde ise halkımız  Haluk Bozdoğan’a oylarını verdi. Kılpayı seçilemedi. İkinci kez şansını denediği 31 Mart 2019 seçimlerinde ise halk bu kez Haluk Bozdoğan’a gerekli oyu vererek belediye başkanı seçti. Bu halk Bozdoğan’a inandı, güvendi. Onu kentin  Şehriemini yaptı.

Demekki sevgi eken sonunda karşılığını alıyormuş.

NOSTALJİ SİNEMA GÜNLERİNE EMEK VE DESTEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜRLER..

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI