:: 16 Ekim 2018 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Alev EFE Alev EFE

Soğuk havaların Metabolizmanızı Dondurmasına İzin Vermeyin

12 Aralık 2017 Salı 11:39

Kış mevsiminde havaların soğuması ile birlikte beslenme şeklinde değişikliler olmakta, genellikle yağlı ve şekerli besinlere eğilim artmaktadır. Kış aylarında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmekte, fiziksel aktivite yoğunluğunda azalma olmaktadır. Kış mevsiminde fiziksel aktivitenin az olması, gecelerin uzaması nedeni ile televizyon başında fazla zaman geçirilmesi ve besinlerin atıştırılması gibi nedenlerden dolayı vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabilmektedir. Soğuk havaların metabolizmanız üzerindeki etkisini en aza indirmek ve tartının ibresinin daha da ileri gittiğini görmek istemiyorsanız, metabolizmanızı hızlandırmalısınız. 

Metabolizma, vücuttaki her türlü ürünün üretilmesi, depolanması ve yakılması sürecine verilen isimdir. Sonuçta bir toplamı hızlandıramazsınız. Dolayısıyla doğru terim; metabolizmanın hızlandırılması değil, metabolik hızın artırılmasıdır.

Metabolik Hızı Artıralım

İmkânlar dâhilinde her gün mevsiminde bol meyve ve sebze tüketilmesi önerilmektedir. Kış aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekmektedir. Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi önemlidir.

D vitamini, yiyeceklerden alınan, güneş yoluyla da aktif hale gelen bir vitamin. Kış aylarındaki güneşli günlerde dış mekânlarda vakit geçirerek D vitamini takviyesi yapılması gerekiyor. Çünkü D vitamini metabolizma için çok önemli. Yaz aylarında güneşin etkisiyle çok daha az sürede D vitamini sentezlense de, kış aylarında yaklaşık 30 dakika güneşin altında vakit geçirerek bu ihtiyaç karşılanabiliyor.

Yaz aylarında daha fazla tüketilse de, kış aylarında çok miktarda sıvı tüketilmiyor. Sadece su içerek değil; çorba, süt ve ayran gibi sıvıları tüketerek de günde en az iki litre sıvı almaya dikkat edilir. Soğuk hava nedeniyle kışın favori içecekleri genellikle sıcak içeceklerdir. Sıcak içecek olarak genellikle kafein- tein içeriği yüksek olan çay- kahve tercih edilmektedir bu tercihi Kuşburnu çayı C vitamini içerdiği için, rezene çayı gaz sorunlarına iyi geldiği için tercih edilebilinir.

Kış aylarında genellikle meydana gelen beslenme alışkanlıklarının başında, daha yağlı yiyecekleri tüketmeye olan eğilimdir. Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı margarin ve tereyağından kaçınılmalı, yoğun yağlı etlerden uzaklaşılmalıdır.

Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir.

                                                                                            Diyetisyen_alev_efe

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI