:: 24 Mayıs 2018 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

TARSUS'A GELEN TURİSTİN YARARI

16 Mayıs 2018 Çarşamba 09:56

Tarsus Türkiye'de 59 vilayetten büyük bir kent.

Adına ilçe demeye dilim varmıyor.

Çünkü  eğitim camiasında bile öğrenci ile öğretmen sayısı 80 bini geçen Tarsus, bu sayı ile bile birçok ilin nüfusunu katlıyor.

Tarsus'a maalesef  beklenen turistler geliyor. Geçen gündü. Hafta sonu olunca bir özel kolejin düzenlediği basketbol şöleni nedeniyle yurtiçinden ve KKTC'den sporcular gelmişti. Yani bir nevi yerli turist. Olsun gelsin de yerli turist gelsin diye teselli bulduk.

Yine Tarihi ve dini mekanlarımızı görmeye gelen yerli turistlerde geliyor bugünlerde. En azından bu kentten alışveriş yapıp, yemek yiyorlar, birde suyumuzu içip gidiyorlar Burada kalan, konaklayan çok az. Zaten yeterli otelimiz olmadığından ve Adana ile Mersin'deki otellere insanlar gittiğinden Tarsus iç turizmden de hak ettiğini alamıyor.

Geçen hafta sonu şehrimize gelen bir grup yerli turistin ise “Tarsus'un meşhur humusu varmış. Nerede humus yemeği yiyebiliriz” dediklerini duyunca memnun oldum. Pazar günü tek açık Humus Salonu kervan humus bu alanda öncü esnaflarımızdan ve Pazar günleri açık olmanın sevincini yaşayıp kazancını kasasına koyuyor. Helal olsun.

Geçen Pazar günü St. Paul Kuyusunu ziyaret eden yerli turistler vardı.  St. Paul kuyusu yanındaki Atatürk Çarşısı bitişiğindeki  eski adı St Paul, yeni adı Atatürk  Parkı olan yerde yine 30-40 kişilik bir yerli turist kafilesi gördüm. Bu yerli turistler kuyudan çıktılar karşıda Bilal Kambur adında bir hediyelik eşya satıcısı var. Tarsus üzerine kartpostallar, St. Paul adına fotoğraflı ve maket türü hediyelikler, anahtarlıklar, nazarlıklar satıyor. Ama bizim yerli turistlerden tek kuruş alamadı Bilal Kambur.Sonra baktım St. Paul kuyusu arkasında açık olan kermese geçtiler. Burada en azından sıkma, börek, ayran, şalgam, tatlı türü yiyecek ve içeceklerle karınlarını doyurdular. Bazı turların rehberleri bu tür yerlerden alış veriş bile yaptırmak ya? Bunlar nasıl olduysa, Kermes çadırına dalıp karınlarını doyurdu. O bölgede bulunan Alifakılı şalgamcı Haluk Abi de ne yazık ki,  gelen turistlerden nasibini pek alamadığı için memnun değildi.

Zaten yabancı turist hiç gelmez oldu. Gelse de şalgamı içmez,  Hristiyanların  havarisi diye lanse edilen St. Paul'un heykelini, maketini, fotoğrafını almadan gider. Humus yemeğini ağızlarına koymazlar.

Bu kent öyle bir kent ki..

Tarihi ve Turistik mekanları ile dünyada eşi benzeri yok.

Türkiye'de tek peygamber kabri de Tarsus'ta.Hz. Danyal A.S. kabri, Makam Camisi içinde.Kur'an-ı Kerim'de  bahsi edilen Eshab-ı Kehf  ziyaretgahı burada.

Kleopatra kapısı, Donuktaş, Tarihi Şelale, Taşkuyu mağarası, Kükürtlü kumu ile Tarsus plajı görülmeye değer yerler.

Bunları tanıtmak için sosyal ve kültürel etkinlikler yapıyoruz.Bunlarda iyi ve güzel. Hoş..Karakucak güreşleri, uluslar arası maraton yarışı,  bisiklet yarışları gibi organizasyonlarda cabası..

Şimdi sormak gerek..

Tarsus'a gelen turist yerli olsun, yabancı olsun, buradan alışveriş yapmıyorsa, para harcamıyorsa boşa gelmiş olur.

Üstüne üstlük davet ettiğimiz  konuklara hediyeler verip  yolluklarını da vererek uğurluyoruz.

Bunun getirisi ne olur?Bu tartışılır.

Ama Tarsus'a bugüne kadar gelen turistlerin pek yararı olduğunu görmedik.

Hala tanıtım yapıp tarlayı ekiyoruz.

Tarlamız ürün vermiyor.

Neden acaba diye sormak gerekmez mi?

Tarla ürün vermiyorsa, habire dışarıdan insanları bu kente davet edip ağırlamak ve milyarlarca lira para harcamak ne derece doğru?Soruyorum..Ve cevabınızı da herkesin kendinin vermesini istiyorum.

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI