:: 18 Temmuz 2019 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

TARSUS'U TERKETTİLER VE GERİ DÖNDÜLER

16 Mayıs 2019 Perşembe 11:49

Bu Tarsus’ta engelliler için birçok engel var.

Yetkilileri uyarıyoruz.

Binalara giriş çıkış için engelli rampası yapılsın diye.

Kaldırımlara tekerlekli sandalye ile yada akülü aracı ile engelliler rahatça çıkıp insin diye öneri getiriyoruz. Sağ olsun yetkililer bunarın çoğunu yerine getirdi ve getiriyor.

Ama sürücüler hala çok duyarsız.

Birçok yerde kaldırımlara engellilerin çıkabilecekleri girişler maalesef kapalı. Düşüncesiz  bazı sürücüler kaldırımlara iniş çıkış yapabilecek engelli rampalarını kapatmakta.

Bazı yerlerde  görme engellilerin kaldırımlarda  yönlerini bulmaya yarayan sarı zeminli bölgelere araçlarını park etmekte.

Bir engellinin akülü aracının bozulması halinde tamir ettirecek bir yer yok. Araçların özel küçük ebatlı  tekerlekleri parçalansa, yada  tekerlerin iç lastiği patlasa onu onaracak tamirci bulamıyorsunuz.

Geçen yıl akülü aracı ile kaldırıma çıkmak isteyen Cem  Gergin kardeşimizin buraya bir sürücünün aracını park etmesi ile ne kadar mağdur olduğunu görmüştük. Oysa aynı bölgede defalarca uyarı yapılmasına rağmen o sürücüler duyarsız kalmaya ve engellilerin haklarını engellemeye devam etmişlerdi. Ve bir gün yine rampa önüne bir aracın park etmesi ile zar zor yan kısımdan kaldırıma çıkmaya çalışan Cem kardeşimizin akülü aracının lastiğini kaldırım taşları  keserek  patlatmıştı.

Sonraki günlerde Cem çok mağdur oldu. Hem aracını tamir ettiremedi, hem de  düşüncesiz sürücülere kızdığından ailesi ile birlikte Tarsus’u terk etti. O zamanlar annesi yatağa bağımlı bir hasta olan vec babasıda yaşlı olduğu için çok mağduriyet yaşayan  Cem ve ailesi Tarsus’tan adeta kaçar gibi gitmişlerdi.

Eskişehir’deki ablasının olduğu muhitte bir ev tutup annesi ve babası ile orada yaşamaya başlayan Cem Gergin, çok sevdiği Tarsus’tan 8-10 ay uzak kaldı.

Elbette Tarsus’u çok seviyordu. Buradaki arkadaşlarını özlüyordu. Ama buradaki yüzlerce sürücü  engellilere karşı düşüncesizce hareket ettiği için Tarsuslulara kızarak bu kenti terk etmişti.

Eskişehir gibi modern ve görgü kurallarına, trafik kurallarına harfiyen  riayet eden bir kentte yaşadı 8 ay kadar.

Bu arada Tarsus’u çok seviyor ve özlüyordu.

Bir ziyarete geldiğinde sordum.

“Tarsus’u sevmiyor musun” diye.

Başını kaldırdı, “Yooookk dedi, Tarsus’u seviyorum, ama düşüncesiz insanlarını sevmiyorum” dedi.

Ve geçenlerde duydum ki Cem ve babası Ayhan bey Tarsus’a dönmüş.

Bunun nedeni ise tamamen duygusal.

Çünkü hasta olan anne  Dilek Gergin hanım Eskişehir’de vefat etmiş. Dilek hanım rahatsızlığı sürerken sanki içine doğmuş gibi bir vasiyette bulunmuş..

Vefat etmeden önce “Burada ölürsem, beni  Tarsus’a götürün ve orada toprağa verin” demiş.

Bunun üzerine vefatının ardından  Dilek hanımı  memleketi Tarsus’a getirdiler ve  Tarsus Şehir mezarlığında toprağa verdiler.

Taziyesine gittim. Üzgündüler. Dilek ablamızın ardından bende dua ettim.

Bu arada yeniden Eskişehir’e dönüp dönmeyeceklerini sordum.

“Kalacağız burada. Tarsus bizim memleketimiz” dediler.

Ancak Ayhan bey, oğlu Cem’in bir engelli olarak yaşadıklarından dem vurup şunları söyledi..

“Tarsus 400 bin nüfuslu modern bir kent diyoruz. Ama  belediyeye ilgili kurumlara engelliler için birçok şey yaptırdık. Buna rağmen sürücülere kaldırıma araç park etmemeyi, engellilerin yollarını kapatmamayı bir türlü öğretemedik. Lütfen araç sürücüleri bu konulara dikkat etsin. Yeni belediye başkanımızdan da isteğimiz var. Zabıta ekipleri veya Trafik ekipleri, engelli rampalarının, kaldırımlar da engellilerin çıkacağı yerlerin üzerine veya önüne parkeden araçların sürücülerini uyarsın  ve uymayanlara ceza kessin. Bunu önlemenin başka yolu  kalmadı. Bakın biz bu hususlardan çok muzdarip olduk. Bu yüzden engelli oğlum çok üzüldü ve kızdı.Tarsus’u  terk ettirdi bize. 8 ay Eskişehir’de kaldık, orada bu sorunları yaşamadık. Ama memleketimizdir diye yeniden Tarsus’a döndük. Bakıyorum engellilerin haklarına sürücülerin uymama alışkanlığı devam ediyor. En azından yeni belediye başkanımız bu hususta bir şeyler yapabilir diye düşünüyorum” dedi.

Bunlar son bir aydır yaşadıklarımız, konuştuklarımız.

Şimdi Mayıs ayındayız. Mayısın ilk haftası  Engelliler Haftası olarak kutlandı..

Ama bu  kent insanı engellilerin haklarına tecavüz ettikten sonra Engelli günü olmuş, engelli bayramı olmuş ne fayda!..

Tekrar ediyorum. Lütfen..

Özellikle araç sürücüleri..

Sizler  araçlarınızı park ederken engellilerin geçiş güzergahlarını kapatmayın. Rampalara park etmeyin.  Rampaların önünü kapatmayın. Görme özürlülerin işaret yollarını tahrip etmeyin,.

Ve yarın bir gün kendinizin veya ailenizden birinin de engelli olabileceğini unutmayın.

 

 

 

 

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI