VANLI’YAM, ŞANLI’YAM!
Önceki gündü. Temmuz ayının son günü..
Sabahtan hava çok sıcak. Yaşlı bir amca Sadık Eliyeşil Ortaokulunun bahçesine oturmuş dinlenmekte..
Bende Okula gazetemizden bırakıp dönerken yaşlı amcayı görüp yanında 5 dakika soluklanayım dedim. Selam verdim, oturdum yanı başına. hal hatır sorduktan sonra “Amca memleket nire” diye sordum.
“Ben Vanlı’yam oğlum” dedi.
“Adını bağışlar mısın” diye sorduğumca cevabı “Vahdettin” oldu.
Bu cevap bile benim beynimde şimşekler çakmasına neden oldu. Çünkü “VAN” denilince hemen aklıma bizim Van doğumlu Tarsuslu Hayali Hasan Yavaş abimiz gelir.
Çünkü Hayali abimizi sıcak bir Ağustos ayında, 2 Ağustos 1980 tarihinde kör kurşunlara kurban vermiştik. Van’ı ve 2 Ağustos’a, dolayısıyla Hayali Hsaan Yavaş abimizi nasıl unuturum.
xx
Ben her yıl takvimler 2 Ağustos’u gösterdiğinde eski gazeteci ve yazar ağabeylerimizden Hayali Hasan Yavaş’ı hatırlarım.
1977-1980 yılları arasında tanıdığım ve üç yıl hemen hemen her gün gördüğüm bu değerli
gazeteci abimizi 2 Ağustos 1980 tarihinde terör olaylarında kaybetmiştik.
İlk bakışta isim bile bazılarının garibine gelebilir.. Hayali derken bu değerli fahri hemşehrimiz
hayal gibi değil dimdik duruşuyla, efendiliği, vatan, millet sevgisiyle tanınmıştır.
Şöyle bir geçmişi düşünüyorum da...
Tarsus’ta uzun yıllar gazetecilik ve köşe yazarlığı yapan Hayali Hasan Yavaş Ağustos’un en
sıcak günlerinden birinde kahpe kurşunlara hedef yapılmış ve 2 Ağustos 1980 tarihinde aramızdan ayrılmıştır. Oysa Vatanını, milletini çok seven bir şahsiyetti..
Bugünkü nesil kendisini pek tanımaz.
xx
KİMDİR HAYALİ HASAN YAVAŞ?
Hayali Hasan Yavaş 1933 yılında Van ilinde dünyaya gelmiştir. İlk orta, lise tahsilini Van’da yapmıştır. Erkek Sanat Okulu mezunudur.. İlk yazısı 28.12.1948 tarihinde Van Sesi gazetesinde yayımlanmıştır.
Tarsus’la ilgisine gelince.. Devlet Memuru olarak bölgemizde görev yaparken Tarsus gazetesinde NOKTA sütununda günlük yazılar yazmış, aynı zamanda Yurt Şairleri ve
Gönülden sesler köşesini yönetmiştir. Evliliğinde, üç çocuğu olmuştur. Mersin’ de 1980 yılına kadar Ticaret Bakanlığı Bölge Ticaret Müdür Muavinliği, Müdür vekilliği ve son olarak da Bölge Müdürlüğü görevini başarı ile yürütmekte olan Hayali Hasan Yavaş, memuriyetindeki hizmet süresini doldurarak kendi isteği ile emekliye ayrılmıştır. Tarsus’ta basının sevilen bir ismi olan Hayali Hasan Yavaş emekliye ayrıldığında bile Kalemin Ucundan; başlığı altında bir süre günlük yazılar, noktacık sütunundan hicivler yazmıştır.
xx
Aslen Van’lı olmasına rağmen bir Tarsus’ludan daha çok Tarsus sevgisiyle dolu olan Şair ve
yazar Hayali Hasan Yavaş 1980 döneminin kargaşalı dönemlerinde ve her gün siyasi
cinayetlerin işlendiği bir anda evine giderken kahpe kurşunlara hedef olarak öldürülmüştür. Katiller olaydan sonra firar etmiştir. Oysa Hayali’nin kimseyle bir düşmanlığı yoktu.
Ne acıdır ki, Hayali Hasan Yavaş, evine giderken, evine kısa bir mesafe kala silahlı
kişilerin saldırısına uğramış ve aldığı kurşun yaralarıyla ağır yaralanmış, Tarsus Devlet
Hastanesi’nde doktor olmadığı için Adana Tıp Fakültesi Numune Hastanesi’ne götürülmüşse
de orada hayatını kaybetmiştir.
Xx
2 Ağustos 1980 tarihinde öldürülen Hayali Hasan Yavaş’ın kabri de Tarsus Şehir mezarlığındadır. Hayali abimizin kabri geçtiğimiz yıllarda gazeteci yazar ağabeyimiz Orhan Kır öncülüğünde, Abdullah Tufan, Mehmet Örsel, Halil Aksoy gibi şair dostları ve dönemin Mermerciler, Briketçiler Odası başkanı Mehmet Sorar’ın desteğiyle mermerden yaptırılmış, temizlenmiş, ortaya çıkarılmıştır.
Bendeniz, bugün yazımıza konu olan değerli basın şehidi abimizi 14 - 15’li yaşlarda tanımıştım. Kendisine o zamanki Tarsus gazetesinin kapısında hergün gazetesini verir, hal hatır sorardım.
Sıcak bir Ağustos ayında kahpece öldürüldüğünü duyduğumda ne kadar üzülmüş, gözlerimden yaşlar süzülmüştü.
Bugün aradan 43 yıl geçmiş. Nerdeyse bir ömrün yarısı.. Ama biz Hayali abimizi unutmadık.
Önceki gün Hayali abimi, Vanlı Vahdettin amcaya anlattım. Vahdettin amca 1948 doğumlu ve Vanlı bir hemşehrimiz. O da Hayali abimiz gibi artık Tarsus’lu olmuş. “Ölünce beni Tarsus’ta toprağa versinler. Çünkü ha Van olmuş, ha Tarsus..Vatanın her yerinde toprak değerlidir oğul” dedi.
Vahdettin amca benim konuşmalarımı dinleyince hayli duygulanmıştı. Ayağa kalkıp bastonuna dayanarak Gazipaşa mahallesine gitmek üzere yola koyuldu.
“Allah sana uzun ömür versin oğlum.Yolun Gazipaşa mahallesinde karakol karşısındaki kahveye düşerse beklerim, birlikte bir çay içer. Bizim Van’lı Hayali Hasan’ı daha teferruatlı konuşuruz” dedi.
Ve el sallayıp gitti.
Bugün Hayali Hasan Yavaş abimizin vefatının 43. yıldönümü. Kendisini rahmetle anıyorum.