:: 22 Haziran 2021 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erhan YILDIRIM Erhan YILDIRIM

BUGÜNÜMÜZÜN KIYMETİNİ BİLELİM

22 Ocak 2016 Cuma 08:52

Bir çok konuda her geçen gün daha kötüye gittiğimizin farkında mısınız? Ülkemizde ve memleketimizde her geçen gün,   bir önceki günü aratır hale geldi.

Çocukluk yıllarımda İzmir’de polis olan dayım Tarsus’a  ayak basar basmaz  çeşmeden akan suyu kana kana içerdi. Şaşırırdım. O yıllarda  ilk hazır su Pozantı – Şekerpınarı’nın pınar şaşal suyuydu. Dayım Tarsus’un suyu aynı    şaşal su gibi derdi. Bende ilk hazır su deneyimimi öğrencilik yıllarımda İstanbul’da yaşadım. Çeşmeden akan terkos gölü suyunu sadece kullanma suyu olarak kullanabiliyorduk. Dayımın yaptığının aynısını artık ben de yapıyordum. Tarsus’a gelir gelmez ağzımı çeşmeye dayayıp kana kana memleketimin suyunu  içiyordum. Hatta rahmetli Babam İstanbul’a bir kaç kez ziyaretime geldiğinde şu suya para vermek zoruma gidiyor derdi. Tarsus’un o yıllarda suyu doyurucu ve tatlıydı. Aradan çok değil sadece 20 yıl geçti. Şu an Tarsus'ta bir çok evde, işyerinde,  lokantalarda hep hazır su tüketiyoruz. Evde çocuklar için özellikle bir çok tanıdığım aile hazır su kullanıyor. Velhasıl su eski suyumuz değil.

 

İkinci  olarak HAVA KİRLİLİĞİ. Yine öğrencilikte İstanbul’da çok yoğun hava kirliliği vardı. Nefes almak için atkıyı filtre olarak kullanırdım ve sürekli boğazımda acı bir yanma olurdu. Tarsus'a geldiğimde ciğerlerimin açıldığını hissederdim. Yaz  kış havamız yerindeydi. Şimdi özellikle kış aylarında yakılan ucuz kömür Tarsus’un havasını mahvetti.  Toros dağlarının eteğinde olsak bile bu aylarda fayda etmiyor. Artık herkes biraz daha rahat nefes almak için merkezden yukarılara kaçıyor. Velhasıl havamızı da gün geçtikçe kaybeder hale geldik. Bu duruma geleceğimizi 20 sene önce söyleseler inanmazdım.

 

Son olarak da  TRAFİK.  Artık çarşı merkezinde özellikle gündüz saatlerinde  ilk yeşil ışıkta bir kere de geçemiyoruz. İkinci bazen üçüncüye takılıyoruz. Araç park etmek tüm caddelerde ücretli oldu. Fakat para verip yine yer bulamıyoruz. Mahalle araları bile neredeyse tamamen araçlarla dolu. Bu konuda da yine  büyük şehirlerdeki gibi olduk. Her geçen gün araç sayımız artıyor gelecek bu caddelerle bu otoparkların yetmeyeceğini göz önünde bulundurursak ileriki zamanlar daha da sıkıntılı olacak.

Bence bir şehri yaşanılır kılan en önemli üç şey su, hava ve trafik. Aslında daha da önemlisi sırada anlatacağım konu. Bununla ilgili ayrı bir yazı yazılır ama kısaca özetleyim.

 

Her şeyden önemlisi dostluk, akrabalık, komşuluk ve diğer beşeri  ilişkilerimiz bozulmuş durumda. İnsanlığımızı, iyi niyetimizi sevgimizi,  saygımızı kaybettik. Ticarette herkes gücü yettiğini ezmeye çalışıyor. Herkes birbirine nasıl kazık atarım onun derdinde. Sadece ben kazanayım başkası ne yaparsa yapsın diye düşünüyor. O yüzden kimse iflah olmuyor. Fakir açlıktan mutsuz huzursuz, orta sınıfın neredeyse tamamı bankalara borçlu, zengin de parayı ne yapsam diye şaşırmış durumda.

Kim ne almış, ne satmış, niye satmış, kaça almış, kaça satmış. Hep bir başkasının hayatına duyulan merak.  Aileleler parçalanıyor. Tarsus’ta sadece geçen yıl 620 çift boşanmış.

Ülkenin  en huzurlu yerlerinden biri olarak  bilinen memleketimin dört bir yanı terör örgütü sempatizanlarıyla doldu. Her akşam olaylar , okul yakmalar ve buna benzer çatışmalar. Maalesef her geçen gün bir öncekini  aratır hale geldi. O yüzden bugünümüzün kıymetini  bilelim. Gelecek pek iç açıcı görünmüyor  Dikkatli olalım. Bir insanın vatanında huzuru varsa diğer  şeyler keyif verir. Eğer  huzur  yoksa zenginlik de, bolluk da, bereket   de hiçbir şey ifade etmez..  Allah sonumuzu hayretsin.

 Saygılarımla,

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI