:: 05 Ağustos 2021 Perşembe

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakup BONCUk Yakup BONCUk

O ŞEREF'SİZ BENİM

21 Haziran 2021 Pazartesi 09:40

Aslen Mersin ili Çamlıyayla ilçesi Belçınar köyündendir bizim boyacı Şeref..

Tarsus kent merkezinde, İlçe Tarım Müdürlüğünün hemen yanıbaşındaki Tarsus Belediyesi Lostra Salonundan bir küçücük dükkan tutmuş, orada çalışarak ekmeğini çıkarıyordu, ailesinin geçimini sağlıyordu köylü Şeref Kurt.

Bir ayağından engelliydi. Ama kimseye muhtaç olmamak ve iki çocuğunu iyi yetiştirebilmek için  Lostra Salonundaki küçücük dükkanında  ayakkabı boyuyor. Evinin nafakasını çıkarıyordu..

Aç değil, açıkta değildiler..

Buna da şükrediyordu her zaman. Çünkü 2020 Türkiye’sinde iş bulmak ne mümkün? İş aslanın ağzında değil, adeta midesinde. Oradan iş bulup çıkarmak çok zor.

Ama sen çalışıp ekmeğini kazanmak istiyorsan, tembel değilsen, kendi kendine iş sahibi de olabiliyorsun. Bizim boyacı Şeref gibi...

Bir ayağı ortopedik engelli olduğu için o ayağını şöyle bir ileri doğdu  uzatmazsa oturamıyor. Güzel bir şalvarı var üzerinde. Köylü olduğundan, birde ayağını düşündüğünden sürekli şalvar giyerdi bizim Şeref... Çok da sempatik biriydi.. Hele o kalın bıyıkları bir başka ilginç yanıydı.

Ekmek teknesi dediği küçücük dükkanında oturduğu yerin arka kısmına bir yazı yazdırmış ve asmıştı..

“BOYACI ŞEREF!” diye..

Yanına hemen hemen her gün uğrardım. Her defasında da selam verdikten sonra aynı soruyu sorardım.

-Merhaba beyefendi ..

-Merhaba.. Buyur kardeşim.

-Duvarda Boyacı Şeref yazıyor.

-Evet doğru.

-Peki o Şeref’siz misiniz?

Bu sorumu cevaplarken yüzüme bakar ve gülümseyerek:

-Evet kardeşim. O şeref’siz benim.. derdi.

Bu cümle sık sık  aramızda tekrarlanıyor. Aslında birbirimizi çok severiz, sayarız. Ama şakalaşmak içinde bu cümleler dilimizde  pelesenk olmuş.

Tarih: 12 Aralık 2020.

Yine Boyacı Şeref’in önünden geçerken o sırada yan dükkanda dışarıda MEDYAD (Tarsus Medya Mensupları Derneği Başkanı) Okan Çalışkan başkanımı gördüm.

-Okan bey bir dakika bakar mısınız?

-Buyur ustam?

-Boyacı Şeref’i tanıyor musun?

-Yok tanımıyorum, ama siması yabancı gelmiyor.

-Gel o zaman sizi tanıştırayım.         

-Merhaba.. Beyefendi ..

-Aleyküm selam. Buyur kardeşim.

-Duvarda Boyacı Şeref yazıyor.

-Evet doğru.

-Peki o Şeref’siz misiniz?

-Evet kardeşim. O şeref’siz benim..

Bunu duyan Okan başkan başını iki yana salladı…

-Tövbe tövbe… Koskoca adama Şerefsiz demeye utanmıyor musun?

-Niye utanayım ki? Ben Şeref’e Şerefsiz demiyorum ki..

-Ya ne diyorsun?

-Duvardaki tabelada yazan Boyacı Şeref’i kastederek  o Şeref siz misiniz? diye soruyorum. Kendisi de bana “Evet kardeşim. O şeref’siz benim” diye cevap veriyor. Yoksa ben kimseye küfür etmem, hakarette bulunmam..

Velhasılı bu selamlaşma ve tanışmadan  bir gün geçti. O gün günlerden cumaydı.  Bizim Şeref’i Cumartesi günü akşamı Devlet Hastanesine kaldırmışlar.  Nefes alamaz olmuş,  vücudu halsizleşmiş.  Hastanede test yapmışlar, bizim Şeref’de Koronavirüs çıkmış. Yani Covid-19 denem merete yakalanmış.

Ve ertesi gün Pazar günü sabahı bizim Şeref’in ölüm haberini aldık.

Boyacı  Şeref aslında  çok iyi bir insandı ve çok şerefli biriydi..

Güler yüzlü, sevecen, sempatik, insan canlısı ve çalışkan biriydi. Böyle bir dostumu kaybettiğim için gerçekten çok üzüldüm..

 Allah, varsa günahlarını affetsin..               

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI