:: 22 Haziran 2021 Salı

:

:

:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erhan YILDIRIM Erhan YILDIRIM

ÖZGECAN ASLAN

28 Şubat 2015 Cumartesi 10:51

Biz nasıl bir toplum olduk?  İnsanlığımızı nasıl kaybettik? Bugünlere nasıl geldik? Geleceğimiz daha da mı kötü olacak? Çocuklarımıza nasıl bir memleket bırakıyoruz? Böyle mi emanet aldık?

Evet, bu soruları 13.02.2015 Cuma günü öğle saatlerinde aldığım acı haberden sonra sürekli kendi kendime soruyorum. Annesinin babasının kuzusu, arkadaşlarının gözbebeği, birkaç yıl sonra üniversiteden mezun olup vatana millete hizmet edecek dünyalar güzeli bir insan evladı. Büyüyüp yuva kurduğunda kendi gibi güzel evlatlar yetiştirebilecek bir anne adayını ÖZGECAN ASLAN kızımızı hunharca katlettiler.

Bir Tarsus’lu olarak utanç duyuyorum. Böyle bir olayın ülkemizde olması ayrıca bana utanç veriyor. Memleketimizde olması daha da büyük utanç veriyor. Son yıllarda çarşının göbeğinde  boğazı kesilen adam mı dersiniz, karısını çocuklarının gözleri önünde  öldüren katiller mi dersiniz?  Yakın  geçmişi düşününce aklıma ilk gelen  bu olaylar. Ulusal medyada hayırlı bir haberle anıldığımızı hatırlamıyorum. İşin acı bir tarafı da bu korkunç cinayeti işleyen insanlar her gün sizin, benim bulunduğum yerlerde dolaşıyordu. Tehlike herkesin, hepimizin, her zaman yanında.

Herkesin dileği  idam edilmeleri, aynı şekilde cezalandırılmaları, yakılmaları. Suç elbette cezasız kalmamalı , bu cezalar verilmesin  demiyorum. Ama önemli olan suçun neden ortaya çıktığı. İdam cezasının olduğu ülkelerde de bu olaylar devam ediyor. Her şeyin çözümü ceza değil. Esas mesele suçu ortaya çıkarmamak.

Burada belli bir mesleği belli bir grubu linç etmeye çalışmak kesinlikle çözüm getirmez. Hangi mesleğin %100’ü kusursuz?  Evine ekmek götürmek için dürüstlükle namusuyla çalışan diğer insanlara haksızlık etmiş oluruz. Kurunun yanında yaş yanmasın.

Kadınlarımızı horlayan  gibi atasözlerimiz var bizim. Televizyonda tecavüzün sıradan  gösterildiği dizilerimiz var bizim. Silahın, şiddetin, kavganın  insanın gözüne gözüne sokulduğu  her türlü malzememiz bolca mevcut.

Tencereye ne koyarsan o pişer. Pirinç koyup bulgur pilavı mı bekliyoruz?  Malzeme bu. Ne ekersek onu biçiyoruz.

Toplum olarak değerlerimizi yitirdik. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. İnsanlar  birbirinin mutsuzluğundan mutlu oluyor. Hiç kimse birbirine saygı göstermiyor. Sonra da bu memleket neden bu kadar kötüye gidiyor deniliyor? Ticarette , siyasette, ekonomide  kısacası her yerde dürüstlük diye bir kavram kalmadı. Yalan söylemek , hırsızlık, sahtekarlık, insanları kandırmak çok sıradan ve toplumda kabul gören davranışlar haline geldi. Dürüstlüğün , iyi olmanın, merhametli olmanın cezalandırıldığı bir ortamda yaşıyoruz.  O yüzden iflah olmuyor bu memleket. Her geçen gün daha da kötüye gidiyor.

Bu olay ilk değildi . Son olacağını da zannetmiyorum. Umarım toplum olarak, birey olarak daha sorumlu davranıp, böyle büyük acıların tekrar yaşanmaması için gereken dersleri çıkartırız. Daha vicdanlı ve akıllı davranırız. Gereken duruşu sergileriz. Herşeyden önemlisi de umarım bu ülkeyi yöneten kişiler gereken tedbirleri alır ve bu gidişe bir dur der.

Son olarak hayatını kaybeden yavrumuza Yüce Allah’tan rahmet yakınlarına da büyük sabırlar diliyorum. Mekânı cennet olsun. Yattığı yer nur olsun.

Saygılarımla

Paylaş:  Facebook Twitter Google
YAZARIN DİĞER YAZILARI